ABD’den Bağdat’a İran baskısı

ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’nun bu ay Bağdat’a yaptığı sürpriz ziyaret, iki Iraklı güvenlik kaynağına göre İran destekli Şii milislerin ABD askerlerinin bulunduğu üslerin yakınlarına roket yerleştirdikleri istihbaratının ardından geldi.

Mike Pompeo Irak yönetimine Irak içinde gücünü arttıran ve artık güvenlik mekanizmasının da bir parçası olan milisleri denetim altında tutmasını istedi. Pompeo aksi takdirde Amerika’nın buna güç kullanarak karşılık vereceğinin mesajını iletti.

Washington ve Tahran arasında gerilimin arttığı bir dönemde Irak son yıllarda bölgedeki nüfuzu artan komşu İran ve Amerika arasında sıkışmış durumda.

Reuters haber ajansına konuşan ve Pompeo’nun ziyaretiyle ilgili bilgi sahibi olan Iraklı üst düzey askeri bir kaynak, “Amerikalıların mesajı netti. Irak’ın ABD çıkarlarını tehdit eden bu grupları durduracağına dair güvence istediler” dedi.

Iraklı üst düzey askeri kaynak, “Amerika’ya Irak topraklarında bir saldırı olması halinde Bağdat ile koordine etmeden kendilerini savunmak üzere harekete geçeceklerini söylediler” dedi.

ABD Dışişleri Bakanlığı, Pompeo’nun Bağdat’ta yaptığı görüşmelerle ilgili ayrıntı vermeyi reddetti. Pompeo Bağdat ziyaretinin ardından “Ülkelerine kimsenin müdahale etmesini özellikle de Irak içinde başka bir ülkeye saldırarak böyle bir müdahalenin olmasını istemiyoruz” demişti.

Reuters’a konuşan ikinci bir Iraklı güvenlik kaynağı da, “Amerikalıların dinlediği görüşmeler bazı milis gruplarının Amerikalıların provokasyon olarak nitelediği şüpheli pozisyonlar aldıklarını gösteriyordu” dedi.

Irak Başbakanı: “Herhangi bir tarafa tehdit teşkil edecek bir hareketlilik gözlemlemedik”

Sözkonusu kaynak, Iraklılara bu gruplardan gelebilecek herhangi bir tehdide Amerikalılar tarafından güç kullanarak yanıt verileceği mesajının iletildiğini söyledi.

Irak Başbakanı Adil Abdul Mehdi Salı günü gazetecilere yaptığı açıklamada Irak tarafının herhangi bir ülkeye yönelik tehdit teşkil edecek bir hareketlilik gözlemlemediğini söylemiş, “Amerikalılara hükümetin tüm tarafları korumak için görevini yaptığını net şekilde aktardık” demişti.

Washington ve Tahran arasındaki gerilim bu ay başında Trump yönetiminin İran’dan petrol satın alan ülkelere tanınan yaptırımlardan muafiyeti kaldırma kararı alması ve yaptırım baskısını arttırmasıyla yükselmişti. Trump yönetimi Ortadoğu’ya takviye askeri güç göndereceğini belirtmişti.

“Psikolojik savaş”

Irak’ın Iran destekli milisleri denetim altına alması zor görünüyor. Paramiliter güçler resmi olarak Irak güvenlik güçlerinin bir parçası ancak yarı bağımsız olarak faaliyet gösteriyorlar. İran bağlantılı güçlü siyasetçiler tarafından desteklenen bu güçler ekonomik gücünü de arttırıyor.

İran destekli iki paramiliter gücün sözcüleri, ABD askerlerinin hedef alınması gibi bir plan olmadığını, ABD’nin bölgede tehdit olduğuna ilişkin açıklamalarının Washington’un başlattığı psikolojik savaş olduğunu savundu.

Amerika İran’ın bölgede barışa yönelik en büyük tehdit olduğunu söylüyor. Suriye ve Lübnan’a kadar uzanan bölgede etkilerini arttıran paramiliterleri zayıflatmak istiyor, Irak’ın da İran’dan doğalgaz ihracatına bağımlılığını azaltmasını talep ediyor.

İran Irak’ı Amerika’dan gelen yaptırımlar karşısında dünyaya açılan önemli bir bağlantı noktası olarak görüyor. Analistlere göre İran yanlısı güçlerin ve roketlerin bölgede konumlanması Tahran’ın ABD’yi en azından şiddet yoluna başvurarak tehdit etmeye hazır olduğunun bir göstergesi.

Irak güvenlik gücü kaynağı, Amerikalı yetkililerin Iraklı yetkililerle ABD askerlerinin IŞİD ile mücadeleye destek verdiği Suriye sınırındaki bölgede konuşlanan İran destekli milisler konusunu görüştüğünü söyledi. Pompeo geçtiğimiz hafta yaptığı açıklamada “Irak hükümetini bu güçleri Irak merkezi hükümeti denetimi alması çağrısı yaptık” demişti.

İran destekli gruplar Irak devletinden gelen talimata göre hareket ettiklerini ve ABD çıkarlarını hedef almayı planlamadıklarını söylüyor. İran destekli Asaib Ahl el Hak adlı grubun sözcüsü Amerika’nın 2003’teki Irak işgaline atıfta bulunarak “Amerika’nın iddiaları asılsız. Irak’taki kitle imha silahları yalanını hatırlatıyor” şeklinde konuştu.

Çoğunlukla Şii milislerden oluşan Halk Seferberlik Güçleri adlı şemsiye örgütü yaklaşık 150 bin kişiden oluşuyor. Irak’ta şu anda 5 bin 200 ABD askeri bulunuyor. Amerika’nın Irak’ı işgalinden sonraki yıllarda ABD’nin bir dönem 170 bin askeri bulunuyordu.

Analistler İran destekli milislerin füzeleri konumlandırmasının bu füzeleri gerçekten kullanma planından ziyade Amerika için sembolik bir tehdit olduğu görüşünü dile getiriyor.

London School of Economics’ten Profesör Toby Dodge İran’ın daha önce bu tür silahları Irak’ta Amerika’nın İran çıkarlarını tehdit etmeyi amaçladığını hissettiğinde gerilimi arttırmak amacıyla yerlerini değiştirdiğini söylüyor.

Ekonomik güç

Bazı gözlemciler İran’a uygulanan ekonomik baskının askeri bir hamleye kıyasla daha fazla etkisinin olacağını söylüyor. Pompeo Bağdat ziyaretinde “ham petrol ve doğalgaz ve bu projelerin ilerlemesini nasıl hızlandırabileceklerini görüştüklerini söylemişti. Pompeo’nu bu sözleri Irak’ın İran’dan enerji ithalatını azaltmasına yönelik çabalara atıf olarak değerlendirilmişti.

Pompeo Irak’a iki enerji yetkilisine göre Amerikan şirketleriyle müzakere edilen petrol ve elektrik anlaşmalarını imzalaması çağrısında bulundu.

ABD enerji devi General Electric elektrik altyapısının geliştirilmesine yönelik 14 milyar dolarlık projede pay sahibi olmak istiyor ve Irak da Exxon Mobil’in de dahil olduğu 53 milyar dolarlık petrol altyapısı kontratını imzalamaya yakın.

Chatham House uzmanlarından Renad Mansour, bunun Amerika’nın Irak’ın önde gelen elektrik tedarikçisi İran’a baskı uygulamak ve Irak’ı Washington ve Tahran arasında bir seçim yapmaya zorlamanın yollarından biri olduğunu belirtiyor. Renad Mansur “Amerika Iraklı liderlere ya bizimlesiniz ya da onlarla mesajını veriyor” değerlendirmesinde bulundu.

Renad Mansour “Iraklılar neden her ikisiyle de müttefik olamayız diyorlar. Ama Amerikalılar bunla ilgilenmiyor ve bana sorarsanız İranlılar da” yorumunu yapıyor.

Gerilimin ciddi şekilde tırmanması tehlikesi konusunda uyarıda bulunan batılı bir diplomat da “Atmosfer artık dostane değil. Beyaz Saray da Irak’ın tali bir hasar olmasını umursamıyor gibi görünüyor” değerlendirmesinde bulundu.

/VOA/