Afrin’de, Erbil’de, Serekaniye’de ne işiniz var?

Görevinden alınarak yerine kayyum atanan HDP’li eski Mardin Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Türk, partisinin Batman’da düzenlendiği ‘Demokratik yerel Yönetimler Buluşması’nda konuştu.

İndependent Türkçe’nin haberine göre Kürtlerin kazanımlarının hedef alındığı bir dönem yaşadıklarını belirten Türk, “Uzun yıllar siyasetin içinde yer alan biri olarak, devletin zulüm politikalarını iyi bilenlerdenim. İnanın ki 12 Eylül’leri, 1994’leri yaşadık. Ancak hiçbir dönem şimdi ki gibi Kürtlerin üzerine gelindiğini görmedim. Tamamen Kürtlerin kazanımlarını ortadan kaldırmaya yönelik ve Kürtlerin kazanımların fili olarak bitirmeye yönelik bir durumla karşı karşıyayız” dedi.

“Görev başındaki belediye başkanları vesayet altında”

Yerel yönetimler olmadan demokrasiden söz etmenin mümkün olmadığını ve her koşulda demokratik siyasette ısrarcı olacaklarını kaydeden Türk, kayyum atanan belediyelerin dışında görev başında olan belediye başkanlarının da vesayet altında olduğunu ileri sürdü.

“Kaymakam ve valinin talimatları dışında bir şey yaptığı zaman, yine zorluklarla karşı karşıya kalıyor” diyen Türk, “Bir bütün olarak yerel yönetimler devletin baskısı, hükümetin baskısı ile işlemez hale gelmiştir. Biz bütün kayyum atanan, atanmayan tüm belediyelerimizi dünya gündemine taşımak zorundayız. Patimiz bu süreçte halka bütünleşerek politikalar izlemesi, özgün siyaseti, bağımsız bir siyaset çizgisi ile bu siyaseti büyütmek durumundadır” şeklinde konuştu.

“Afrin ve Erbil’de ne işiniz var?”

Hükümetin Libya ve Suriye politikalarını eleştiren Türk, devamında şu ifadeleri kullandı:

“Yabancı güçler çekilsin diyorsunuz, Afrin’de ne işiniz var? Serêkaniyê’de ne işiniz var? Erbil’de Süleymaniye’de ne işiniz var? TelAbyad’ta ne işiniz var? Aslında bu emperyalist emellerinin çok açık bir şekilde ortaya çıkarılması gerekiyor. Bizim burada görevimiz sadece Kürt halkına mesaj vermek değil. Bizim görevimiz Türkiye halklarının tamamına mesaj verecek, onu düşündürecek, ikna edecek bir siyaseti gündeme getirmek ve bu siyaset üzerinden politika yürütmek lazım.”

Mızraklı’nın mesajı

Programda ayrıca Diyarbakır Büyükşehir Belediye Eşbaşkanı Selçuk Mızraklı’nın gönderdiği mesaj okundu. Mızrak’nın mesajı HDP’nin Yerel Yönetimlerden Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Salim Kaplan okudu. Mızraklı, mesajında şunlara değindi:

“Yerel yönetimler kavramı, yerinden yönetim ilkesine göre kurulan ve işleyen yönetsel kuruluşları ve yönetim birimlerini anlatmak için kullanılmaktadır. Yerel yönetimler, yerel halkın ihtiyaçlarını etkin bir şekilde karşılamak üzere, yerel topluluğa kamu hizmeti sağlayan ve yerel halkın kendi seçtiği organlarca yönetilen, yönetsel, siyasal ve toplumsal bir kurumdur.

Bizler de bu bilinç ile yerel yönetimlere aday olup seçildik. Seçimler öncesinde ve sonrasında partimiz HDP’nin toplumsal belediyecilik anlayışıyla çalışmalarımızı yürüttük. 31 Mart sonrası halkın iradesi sonucu kazandığımız belediyelere gittiğimizde tahmin ettiğimiz gibi içi boşaltılmış bir belediye teslim aldık. Aslında ilk görünen hırsızlık yolsuzluklar sonucu kasası boşaltılan, arazileri ve binaları birilerine peşkeş çekilen içi boş binalar oldu ama bizim devraldığımız yerel yönetimler göründüğünden daha kötü durumdaydı. Bizler maddi yaraları daha çabuk sarabiliriz.

Ama burada yaşanılan belki 12 Eylül darbesinden de daha korkunç bir soykırım operasyonuydu. İki buçuk yıllık bir süreçte, kent kimliği, dil, kültür ve toplumsal yaşamımız kayyım atamaları sonrasında bir soykırım operasyonu ile yok edilmek istendi. Asimilasyoncu politikalar devreye sokuldu. İlk önce fiziki bir soykırım uygulandı. İnsanlarımız katledildi ve kentlerimiz yıkıldı, talan edildi. Sonrasında ise maneviyatımıza saldırılar başlatıldı. Tarihimize saldırılar yapıldı. Tarihimiz yok edilirse geçmişimizin de unutturulacağı düşüncesiyle bir kez daha köksüzleştirilmek istendik. Kadın kazanımları yok edilmek istendi. Çocuklarımıza yönelik asimilasyoncu politikalar devreye sokuldu.

Ve bizler iki buçuk yıl boyunca topyekun saldırılar karşısında direnmeyi seçtik. Bizler hiçbir zaman geri adım atmayacağız. Her zaman haklılığımız ve meşruluğumuzdan aldığımız güç ile tüm zorlukların üstesinden geleceğiz. Bu inançla burada bulunan tüm arkadaşları selamlıyor ve haykırıyoruz. Kazanacağız. Birlikte kazanacağız.”

/bn/