GÜNDEM SÖYLEŞİ

Van’a büyük projeler kazandırmayı düşünüyoruz

Van Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Mustafa Avcı, Nupel’den Bekir Güneş’e konuştu.

Avcı seçim sürecinde ve seçimden sonra yaşadıklarını anlattı. KHK’lilerin durumu, Vanspor’un geleceği, toplumun beklentileri, belediyenin borç yükü ve istihdam siyaseti ile yapmayı düşündükleri önemli projeler hakkında bilgi verdi…

31 Mart yerel seçimleri Türkiye genelinde çok tartışıldı ancak bölgede daha çok tartışıldı. Mazbatalar geç verildi ve mazbataların verilmesinin ardından kayyum süreçlerine ilişkin ciddi tartışmalar oldu. Bu süreç Van’da nasıl yaşandı?

Son 2, 2-5 yıldır AKP-MHP itiffakının hedeflediği bir şey vardı. Kayyumların atanmasının ardından artık halk iradeseinin kırılmış olabileceğini hesaplamışlardı. Dolayısıyla 31 Mart seçimlerinde kendilerinin çıkabileceklerini hesaplamışlardı. Seçim sürecinde ciddi sıkıntılar yaşandı. Biz sadece bir partiye karşı seçim sürecini yaşamadık karşımızda devletin ve iktidarın bütün kurumları vardı. İktidar bütün kurumları seferber etmişti.

Amaç beliydi kayyum politikasıyla sonuç almaya çalışıyorlardı. Elindeki verilere göre sonuç alamayacaklarını göremeyince kayyumları da devreye soktular. Devletin zor gücünü de kullandılar buna rağmen halkın iradesi açığa çıktı. Hesapları bu yönüyle boşa çıktı bu nedenle mazbataları geciktirdiler. Ondan sonra Van’ın 3 ilçesinde açık söyleyelim bu bir kayyum atamasıdır. YSK eliyle farklı kazandığımız yerlere kayyum atadılar. Kayyumum tahribatları sadece borç yüküyle kalmadı. Bizim dönemizde ciddi kaynaklar vardı kayyum bu kaynakları da ciddi bir şekilde israf etmiş ve tahribat etmiş.

Bütün musluklar beli ailelere ve gruplara akıyordu

Şimdi biz baştan tekrar bu tahribatı gidermeye ve onarmaya çalışıyoruz. Şuanda derleme toparlama sürecindeyiz. Van’ı Van yapmak için ne gerekiyorsa Van’ın öz kaynaklarını halkın hizmetine sunacağız. Hem bu borç yükünün altından kalkacağız hem de halkın taleplerini karşılayacağız. Şimdi sadece yeni yöntemle kayyum atamayla yetinmediler hırsızlıkların bini bir para 2 aydır görev başındayız. Yolsuzlukların bini bir para.

Bütün musluklar beli ailelerin beli kişiliklerin çevrelerin kanalına akması için açık tutulmuş durumda. Bir yanda bu muslukları kapatma ve bu kanal açık kalacaksa halkın hizmetine açık kalmalı. Sadece bir aylık 10 Nisan’da görev başına geldik 10 Mayıs’ta mali hizmetler daire başkanlığımızdan muhasebe kayıtlarını aldık 4,5 ile 5 trilyon arasında bir tasarruf yapılmış. Bir ay içinde tabi bunu gördüler merkezden kaynaklar kesilmeye başlandı. Birinci ayda 10 trilyon (milyon) kesildi 2. ayda 11 trilyonumuz kesildi. 2 aydır görev başındayız 21 trilyonumuz kesildi.

-Hangi amaçla bu paraları kestiler ?

Gerekçeleri eski borçlar. Kayyum döneminde kalan borçlar. Kayyum döneminde bu borçlar kesilmedi de niye biz geldikten sonra kesildi amaç belidir. Hem ekonomik hem değişik boyutlarda olanaklarımızı keserek bizi hizmet edemeyecek duruma getirmeye çalışıyorlar. Merkezi hükümet her açıdan üstümüze gelse bile biz öz kaynaklarımızla halka hizmet edeceğiz.

 Şimdi ne kadar borç var?

1 Milyar 108 milyon borcu var belediyenin. Bir başka bir şey var. Kayyum bu borçları deşifre ettikten sonra kayyum da aldıkları borç yükünü açıkladı. Bu borçları Bekir Başkan’dan devraldıklarını söylediler ancak bu Bekir Başkan zamanı değil son kayyumun kendinden önceki kayyumdan aldığı borçtur. 3 Kayyum değişmiş her kayyum birbirinden devraldılar. Biz bu tartışmalara çok girmedik ama ben şuanda resmi kayıtlara göre konuşuyorum. Biz göreve gelir gelmez 2. gün mali hizmetler daire başkanlığından muhasebe kayıtlarını aldık. Bekir Başkan’dan 1. kayyumun aldığı borç 380 milyon lira evet ilk kayyum atandığında Bekir Başkan’dan devralınan borç 380 trilyondur (milyon). Son kayyumun açıkladığı gibi 1 katrilyon 100 trilyon falan değil. Bu 380 trilyon (milyon) da büyükşehir olduktan sonra özel idarenin borçları devrediliyor.

Borç yükü toplam 100 trilyon

Kurum borçları devrediliyor. Yani Bekir Başkan’ın kendi döneminin borçları değil bir de Bekir Başkan’dan önce AKP’li belediye başkanlarının devrettiği borçlar var. toplam 280 trilyon hem özel idareden hem de kurumlardan devredilen borçtur. Bekir Başkan döneminde bırakılan borç yükü toplam 100 trilyon (100 milyon) civarındadır.

-Bağımsız denetçileri davet ettiniz mi daha net sonuçları açıklamak için?

Şimdi o noktada bir hareketliliğimiz olacak tabi başladık zaten. Bekir Başkan 100 milyon gibi bir borç bırakmış ama resmi olarak 700 milyon civarında bir hizmeti de söz konusu. Bekir Başkan 100 milyon gibi bir borç bırakmış ama 700 milyon lira civarında da bir hizmet yapmış peki bunlar bu kadar borca rağmen ne hizmet yapmış hiçbir şey yok. Örneğin asfalt dökmüş bir kış üzerinden geçmeden köylü feryat ediyor.  Asfaltı tümüyle patır patır kalkıyor. Köylü asfalttan önce çok daha rahat olduğunu söylüyor. Şimdi biz bütün bunlar için soruşturma başlattık.Halk anlasın diye söylüyorum 100 liralık bir hizmeti bin liraya fatura etmişler. Son baktık ki yüz liralık bile iş yapmamışlar. Biz bütün bunların üzerine gidiyoruz.

Birçok kurumumuzun içi boşaltılmış. 

 Devredilen ne kadar kurum var?

Devredilen kurumlar var. Şimdi o mülkiyet tespitine gidiyoruz. Şimdi Edremit’te birçok kurum sosyal hizmet üreten birçok birim esnafın küçük orta sınıfın hizmetine sunulması gerekirken dar çevrelere satılmış beli çevrelere satmışlar. 2 tane bizden devraldıkları proje vardı. Katlı otopark vardı bizim merkezde şimdi bunu ticarete çevirmişler bölmüşler parçalamışlar ciddi bir para harcamışlar. Şimdi orası işlemez. Yaptıkları da yarım yamalak meclislerin de kabul etmeyeceği. Bir de bizden aldıkları Van Park AVM, daha bitmeden hizmete açmışlar. Şimdi kucağımızdaki iki büyük sorun.

Bekir Başkan döneminde mahkemelerin çoğu reddedildi

Biz bunları şuanda devralamıyoruz. Şuanda devralsak bunlardan gelecek bütün olumsuzlukların faturaları bize çıkar. Biz şimdi bütün teknik ekiplerle inceleme yapıyoruz. Bunların yeni başta her açıdan inceleyeceğiz. Tespitlerin ardından mahkemelere ve yasal süreci başlatacağız. Ama özü itibariyle biz örtbas etmek istemiyoruz. Geçmişte bir hata yapılmış. Ama biz bu defa o hatayı yapmak istemiyoruz. Geçmişte de Bekir Başkan AKP’li belediyeden devralırken gördüğü yığınca eksiklik var. Önce belediyenin teknik ekiplerince bu eksiklikler tespit edilip mahkemeye başvurulmuş ama hemen ertesi gün bu eksikliklerin giderilmesi için yeni bir hizmet üretilmiş. Tabi doğal olarak mahkeme devam ederken mahkeme kendi bilirkişi ekibini gönderiyor. Ama o zamana kadar üstü örtülmüş kapatılmış o eksikliklerin hepsi giderilmiş bizim tarafımızdan doğal olarak bu nedenle mahkemelerimizin çoğu reddedildi. O zamana kadar üstü kapatılmış giderilmiş eksikliklerin hepsi zaten bizim tarafımızdan.

Bekir Kaya zamanında yaptığımız hataları yapmak istemiyoruz

Bu yüzden mahkemelerimizin çoğu reddedildi. Yani sizin şikayet ettiğiniz boyuta bir eksiklik yok diye. Ama eksiklik vardı ve biz mahkemeye başvurduktan sonra hemen üzerine gittik ve o eksikliği kapattık. Biz o zaman bir yanlış yaptık hata yaptık biz bu dönem o hatayı yapmak istemiyoruz. Muhtarlar ve halkımızla da paylaşıyoruz.

Tespit ettiğimiz ihaleci firmanın yüklenici firmanın bütün eksiklikleri ne varsa tespit ediyoruz. Mahkeme süreçlerini işleteceğiz. Ama mahkeme heyeti bilirkişi heyetlerini gönderip o eksiklikleri kendileri tespit etmediği sürece biz oraya hizmet götürmeyeceğiz. Yani üstünü örtmeyeceğiz bunu muhtarlarla da halkımızla da paylaşıyoruz. Bizi bu şekilde makul karşılamaları lazım. Beli bir süre daha bu eksikliği mahkeme heyeti gelinceye kadar çekecekler. Ondan sonra biz bu eksiklikleri tamamlama yoluna gideceğiz. Yani şunu diyorum 10 yıl olur 15 yıl olur bizim dönemimiz olur ya da başka dönemler olur bütün yolsuzlukların peşine düşeceğiz. Elimiz yakalarında olacak. Tabi adım adım bunu halkımızla da paylaşıyoruz.

Hükümet kayyum politikasıyla sonuç alabileceğini sandı halkın iradesini kırabileceğini sandı, sandık sonucunu da buna göre hesaplıyordu. Bunu başaramayacağının istihbaratını görünce bu defa devlet zorluk kullanmaya başladı. Ama buna rağmen halkımız iradesine sahip çıktı.

Seçimlerin ardından kadronuzu oluşturabildiniz mi? Önceki dönemde HDP’li başkanların aldığı kadroların birçoğunun KHK’lerle ihraç edildiğini biliyoruz. Birçok yerde HDP’li belediyelerin kadro oluşturmakta zorlandığını biliyoruz. 2.si bu kadar borç yükü varken projelerinizi nasıl hayata geçirebileceksiniz?

Öncelikle şunu diyelim bizimle birlikte çalışabilecek kalifiye gücümüzün tamamı ihraç edilmiş. Belediyede 400’e yakın kişi ihraç edilmiş hepsi de kalifiye güçtür.  Bir kısmı mahkeme kararıyla geri döndü. Elimiz ayağımız bu mahkeme kararıyla dönen güçtür. Bu güçten en iyi şekilde yararlanmaya çalışıyoruz ama yetmiyor. Dışarıdan personel alımına henüz başlamadık ama bir çabamız var. Kurumlar arası geçişlere de henüz başlamadık. Yasa gereği bir kota var yüzde 30’luk bir kota. Personel maaşı ancak bütçenin yüzde 30’u ayrılabilir. O yüzde 30 sınırında duruyoruz şuanda. Yüzde 30’u aştığımız durumunda cezaya girme durumumuz var.

Bu cezaya girmemek için öncelikle bizde maaş alan ama bir konumlanması olmayan ciddi bir güç var. Bunların peşine düştük. Halk arasında bunlar bankamatik çalışanları diye adlandırılıyor. Biz bunları geri çağırdık. Ya bunlar görevlerinin başına gelecekler ya da biz kesinlikle bunların çıkışını vereceğiz. Bunların sayısı 30-40 kişi kadardır. Bunlar kayyum döneminde alınmış. Biz mahkemede kaybetme riskine rağmen personelleri geri çağıracağız gelmeyenleri işten atacağız. Ya personel gelip bizde çalışacak ya da başka bir yerde çalışıp bizde maaş alamayacak bu konuda netiz kararlıyız.

2019’un sonuna kadar personel alamayacağız

Bunun yanında bir de ciddi bir şekilde emeklilik yaşı geçmiş üretimden düşmüş bir kesim var. Bunları ikna edip emekliliğe sevketme durumu var. Yani 2019’un sonuna kadar kendi içgümüzle personel ihtiyacımızı gidermeye çalışacağız. Ama 2019’dan sonra ihtiyacımız olan personel ihtiyacını almaya başlayacağız. Yani bu yılın sonuna kadar personel alma olanağımız yok.

Dolayısıyla ciddi bir işsizlik var ve büyük bir beklenti de var. Belediye artık bizim oldu diye düşünüyorlar. Biz seçildikten sonra 700’e yakın bir iş başvurusu var. Bu başvurular her geçen gün de artıyor. Bir şekilde Van’dan göç edip başka yerlere giden bir sermaye kesimi var. Biz bu sermaye kesimini de Van’a davet edip burada istihdam yaratmalarını isteyeceğiz. 2019’dan sonra düz işçiye cidden ihtiyaç yok kalifiye çalışanlara ihtiyaç var. Bu temelde biz liyakata göre işçi alacağız.

Geçmişte personeller hatır gönüle göre alınmış

Geçmişte böyle bir personel konumlandırma tanımlaması yapılmamış iş tanımlanmamış. Herkes evine ekmek götürsün üzerinde bir politika yapılmış ya da işte onun adamıdır bunun adamıdır, onun hatırıdır bunun hatrıdır üzerinden alınmış. Ama biz bu dönem böyle bir hatayı yapmak istemiyoruz. Önce işimizi tanımlayacağız.

– Kayyum dönemi mi yoksa önceki HDP Belediyesi dönemi mi?

Kayyum dönemi ağırlıklı olmak üzere ama bizim dönemimizde de yoğunluklu olarak bu temelde böyle bir personel politikası var. O eleştirileri yoğun olarak aldık. Biz biraz liyakata göre bir konumlandırma yapacağız. Yani işimizi tanımlayacağız işimize göre bir kadro tanımlaması yapacağız.

Şimdi bir de bu KHK’lilerin durumu var. Hele sokakta çok tartışılıyor. KHK’liler mahkeme kararı olmadan hiçbir şekilde belediyeye giremez. Bu bilinsin halkımız tarafından kendileriyle de paylaştık. Bir kısım daha var bizi sıkıştırıyor. Taşeron işçisi var. O dönem belediye ya da VASKİ işi bir taşerona vermiş. Onlar da taşeronda çalışmış. İhraç edilince taşeronu mahkemeye vermişler. Şimdi dolayısıyla mahkeme işinize geri dönün demiş. Gelmiş taşeron şirketi de yok ortada taşeron da yok.

Onlar da diyorlar ki; ‘biz her ne kadar taşerona çalıştıysak da belediyenin personeliydik bizi belediyeye almanız lazım’ Bunları alamıyoruz. Alsak bile sıfırdan alacağız. Mahkeme kararı gereği alamıyoruz. Sıfırdan almamız için de 2019’un sonunu beklemeleri lazım. O zaman liyakata göre ihtiyaç duyarsak bunları da alma durumumuz olabilir. Bu durum hizmetlerimizin aksayacağı anlamına gelmez biz özgücümüzle halkımıza en iyi şekilde hizmet edeceğiz.

Bu sene 2. lige çıkan Vanspor’a ilişkin durumunuz ne olacak desteğiniz sürecek mi?

Vanspor 2. lige çıktı gerçekten çok sevindik. Bugüne kadar da desteğimizi sürdürdük ama halkın ve Vanspor taraftarlarının baskısı cidden bizi yönlendiriyor. Ama biz diyoruz ki herhangi bir kurum merkezi kasaya uzun süre bağlı olarak yaşayamaz. Kurumlar kendi kendine yetecek duruma gelmeli. Şimdi Vanspor gerçekten çok ciddi bir yük. Şimdiye kadar çeşitli rant ilişkilerine de açılmış bir kulüp. Biz tartışıyoruz şu süreçte. Yalnız bırakmak da istemiyoruz. Ama tümüyle bu yükü taşımayı da henüz kararlaştırmadık yani.

Yani birileri devralsın biz destekleyelim mi diyorsunuz?

Yani tümüyle üstlenmeyi düşünmüyoruz. Çünkü bizim amatör spor derneğimiz kulübümüz var. Her dalda sporcu yetiştirmek gibi. Buraya ciddi bir kaynak aktarma durumumuz var. Profesyonel kulüplere zaten belediye direk kaynak aktaramıyor. Çeşitli dolayımlarla yol ve yöntemlerle destek sunmaya çalışıyoruz ama yasal olarak bunu zaten yapamıyoruz. Aslında adı Van Belediyespor diye geçiyor ama çok da öye belediye ile ilişkisi olan bir şey değil. Yüzde 1’lik bile bir payımız yok içinde.

O da bizim Mavi Kent şirketi üzerinden yüzde 1’lik gibi bir iştirak payı var. Buna rağmen biz tümüyle kopmak da istemiyoruz ama bütün kaynaklarımızı oraya aktarmayı da düşünmüyoruz. 2. ligde kendilerine başarılar dilliyoruz desteğimiz kendilerine olacaktır ama yükün hepsini çekmeyi düşünmüyoruz.

Van Gölü hem Van hem de bölge için çok önemli bir değer. Hem Van Gölü’nün tükenme ile yüz yüze kaldığını hem de çevresinin ciddi anlamda kamu kurumlarına bırakıldığını biliyoruz. Van Gölü için neler yapacaksınız?

Belki projelerimizin en önemlisi o olacak. Van Gölü bizim tespitlerimize ve bilimsel verilere göre 25 yıllık bir ömrü kalmış. Van Göl’ü ölüyor. Van Gölü’nü herkes kirletiyor. Onun için ciddi projelerimiz var. Van Gölü sadece Van Belediyesi’nin sorunu değil Göl çevresinde bulunan hangi partiden olursa olsun bütün belediyelerin sorunudur. Bütün belediyelerden birer temsilci çağırdık 2 günlük bir çalışmamız olacak. Birinci gün ki çalışmada Van Gölü’nü kirleten kaynakları tespit edeceğiz ve ikinci gün de bir çalıştay düşünüyoruz. Çalıştayımızda Van Gölü’nü kurtarma kampanyasını başlatacağız.

Van Gölü’nü artık beli kurum ve kişilere değil halka açmaktır.  Türkiye’de hem nitelik hem kapasite olarak bir ilk olacak bir atık su arıtma tesisimiz kuruluyor. Eskisi cidden arıtmıyor zar zor çalıştırıyoruz. Eski tesis ancak yüzde 30’unu arıtarak denize bırakabiliyor. Şimdi bu yeni tesis Kasım 2020 yılına kadar teslim edilecek. Tabi Ankara merkezden kaynaklarımız kısıtlanmazsa. İlişkilerimiz var İller Bankası ile bu tesisin kaçmaması için kaynaklarımızın kesilmemesi gerekiyor. Bu tesisler biterse gerçekten Van Gölü’nün kirliliği bitecek.

Van’a kendi dönemimizde 2 büyük proje kazandırmayı düşünüyoruz. Bir tanesi bu atık su arıtma tesisinin bitmesi. Bir tanesi de katı atık projesidir. Katı atık projesi de bu Temmuz ya da Ağustos ayından itibaren enerji üretmeye başlayacak. Bu Özalp yolu üzerinde vahşi bir çöp toplama yeri var. Yıllardan beri kokudan geçilmiyor halk çok rahatsız. Temelini geçenlerde attık o çöpün üstü kapatılıyor.

Biz 2 yıl içinde hem o çöp alanını kapatmayı hem de orayı mesire alanına çevirmeyi amaçlamıştız. Bir taraftan enerji üreteceğiz bir taraftan halk o kokudan kurtulacak bir taraftan da orayı bir mesire alanı haline getireceğiz. Yap işlet devret modeli ile yapılıyor bu. Daha sonra o işletmeci hakkını aldıktan sonra belediye devralacak.

Bir kilo çamurumuz bile boşa gitmeyecek

Atık su arıtma tesisine ek olarak yeni bir tesis kurmayı planladık. Bu atık su arıtma tesisinde  bir temiz su bir de çamurlu su ortaya çıkıyor. Kocaeli ve İstanbul bile o çamurla uğraşıyor. Büyük paralar harcıyorlar o çamurdan kurtulmak için. Türkiye bir ilk olarak biz uygulamayı düşünüyoruz. O atık su arıtma tesisine ek olarak çamuru işletme tesisi kuruyoruz. Biz o çamuru hem enerjide hem de sanayide kullanmayı düşünüyoruz. Hem de Ukrayna kömürü gibi bir kömürü üretmeyi düşünüyoruz. Bir kilo çamurumuz bile boşa gitmeyecek. Ayrıca o temiz suyu da tarımda kullanmayı hedefliyoruz.

Hani az önce bir sürü sıkıntıdan bahsettik ya bir taraftan da böyle büyük projelerimiz de var.

 Kamu kurumları ve mülki amirlerle ilişkiniz nasıl görüşebiliyor musunuz? 2. olarak HDP’nin kazandığı ancak daha sonra KHK’li oldukları gerekçesiyle mazbataların verildiği AKP’li başkanlarla ilişkiniz nasıl?

Maalesef biz göreve geldikten sonra il ve ilçe idare amirleri telefon açıp bizi tebrik etmedi hiçbir ilişkimiz yok. Sadece dolaylı mecburi görüşmeler 2. 3. kişiler üzerinden işler yapılıyor.

Yani yeni yöntemle kayyum atanan ilçeler var mazbata elimizden alındı. Arkadaşlarımız halkın seçilmiş belediye başkanlarıdır mazbatalarını halk verdi. Her üç ilçede de meclis çoğunluğu bizde. Oraya yeni yöntemlerle atanan kayyumlarla ilişkilerimizde oldukça resmi düzeyde. Büyükşehir Belediye meclisimizin resmi üyeleridir geldiklerine merhaba merhaba değilse değildir. Ancak şunu söylüyoruz deşifre edeceğiz bu anlayışı. Fakat yine de ayrım yapmayacağız halkımıza verdiğimiz sözleri yeriye getireceğiz ve üzerimize düşen neyse yapacağız. O anlayışı deşifre edip mahkum ettireceğiz ama halkımızı o anlayışa teslim etmeyeceğiz.

Halkımızı mağdur etmeyeceğiz. Bir örnek vereyim biliyorsunuz Gevaş Belediyesi bizim sandıkta kaybettiğimiz öyle kayyum atanan bir belediye değil. Yani sandıkta kaybettik dediysek demokratik bir yarış olsaydı 14’te 14 yapacaktık ama bir şekilde sandıkta kazanamadık orada. Buna rağmen Gevaş halkının orada gelip geçen yolcuların gerçekten rahatsız olduğu o vahşi çöp toplama alanına müdahale ettik ve üstünü kapattık. Biz orayı da bir mesire alanı haline getirmeye çalışacağız. Hİçbir yerde ayrım yapmadan hizmet edeceğiz ama kayyum döneminde ciddi bir ayrım yapılmış halk arasında. Yani sandık sonucuna göre hizmet götürülmüş.  Doğal olarak bizden beklenen de bu eşitsizliği ortadan kaldırmaktır. Bazı köy yollarına bakıyorsunuz sıcak asfalt dökülmüş bazı köy yolları köstebek yuvası gibi. Kağnı arabasıyla bile gidemiyorsunuz neden sandık sonuçlarına bakılmış ve gidin kime oy verdiyseniz o yapsın denilmiş. Biz bu ayrımcılığı önce ortadan kaldırmaya çalışacağız.

– Van’da geçtiğimiz yıl da yapılan oldukça ilgi gören Gezgin Fest vardı. Bu yıl da yapılması planlanan festival kaymakamlık tarafından iptal edildi. Siz nasıl değerlendiriyorsunuz buna alternatif bir proje düşünüyor musunuz?

Yani bizim siyasi anlayışımıza denk düşmedi diye herhangi bir organizasyonu iptal etme gibi bir düşüncemiz olmaz. Bizim alanımızda değildi dolayısıyla Gevaş Belediyesi ile bir süreç yaşandı. Okudum Gevaş Kaymakamlığının paylaştığı birçok kalem var. İşte kamuoyu ile paylaştıkları açıklamada şunu söyledik yerine getirmediler bunu söyledik yerine getirmediler gibi bir dizi şey paylaşılmış. Bence bunların hiçbiri gerekçe değildir. Asıl olan özgür sanatın itaat etmeyen sanatın dize getirilmesidir. İtaat ettirilmesidir susturulmasıdır. Her şeyi açığa çıkaran bilboarlara çıkan çok provakatif bir afiş vardı. Bence o her şeyi ifade ediyordu. Bence her şey odur yoksa şurada şu yapılmadı burada bu yapılmadı falan.

Dolayısıyla ilişkiler onlar üzerinden geliştiği için biz çok müdahale edemedik. Yasak olduktan sonra da bize herhangi bir başvuru yapılmadı. Bize yeni bir başvuru olursa zaman da kalırsa yeni bir alan yaratılabilir mi henüz bilmiyorum. Bir başvuru gelişsin değerlendireceğiz.  Ama bize uymuyorsa ona izin vermeyelim zihniyeti doğru bir zihniyet değildir. O zihniyetin teşhir edilip mahkum edilmesi gerekir.

Teşekkür ederiz bize çok detaylı bir şekilde verdiğiniz röportaj için

Biz teşekkür ederiz emeğinize sağlık

Benzer Haberler

“Ben Avrupalıyım; aptal, sömürgeci, emperyalist bir İngiliz değil”

nupel haber

Tayland darbeden 5 yıl sonra genel seçime gitti

Van: Tarihi kilise restore edilmeyi bekliyor

nupel haber

‘Duvarları delen çizgiler’ çıktı

nupel haber

İngiltere Parlamentosu, ikinci kez Brexit Anlaşmasını reddetti

Kılıçdaroğlu’ndan Erdoğan’a destek: Milli konularda ittifak yapmalıyız

nupel haber