Buldan ve Temelli’den kongreye çağrı

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanları Pervin Buldan ve Sezai Temelli, İstanbul’un Beyoğlu ilçesinde 23 Şubat Pazar günü yapacakları büyük kongre öncesi bir otelde basın mensupları ile bir araya geldi.

Buldan, “Mazbata verilmeyen belediyelerle birlikte toplam 38 belediyemize kayyum atandı. Sandıkta bizi yenemeyen iktidar gaspla belediyelerimize el koydu” derken, Temelli de, “Herkese çağrı yapıyoruz, bir demokrasi ittifakında buluşabiliriz. Farklılıklarımız olabilir ama bu farklılıklarımızdan güç alabiliriz” ifadelerini kullandı.

“Hedef HDP”

Buldan, 23 Şubat’ta yapacakları kongre öncesi partilerinin üzerinde yoğun bir baskı olduğuna dikkati çekti. HDP’nin Türkiye’de legal siyaset yapan, barış ve özgürlük mücadelesi veren bir parti olduğunu ifade eden Buldan, “İktidarın bugünkü hedefi HDP’dir. Bunun için gözaltı furyasına maruz kalıyoruz. Ama buna rağmen ayakta kalıyoruz. Ayakta kalmamızın nedeni halkımızdan aldığımız güçtür. Bu nedenledir ki yoğun baskıya rağmen ayakta durabiliyoruz” diye konuştu.

“Geçen dönem kongremizi iki eşbaşkanımızın tutuklu olduğu bir dönemde yaptık” diyen Buldan, şöyle devam etti:

“Buna rağmen halkımızın HDP’yi sahiplenmesi önemliydi. Aradan iki yıl geçti. 23 Şubat’ta gerçekleştireceğimiz kongremizin de büyük bir coşku ve katılımla geçeceğine inanıyoruz. Kongreyi savaş politikasına karşı en büyük cevap olarak değerlendiriyoruz. Kongreyi, iktidara yürüyecek bir adım olarak görüyoruz. HDP seçimlerde demokrasi güçlerine verdiği destekle bütün planları bozan bir güç olduğunu gösterdi. Yerel seçimlerde hedefimizde, Kürdistan’da kayyumları göndermek batıda ise demokrasi güçlerini desteklemek vardı. Bunu da başardık. HDP’nin nasıl bir gücünün olduğunu herkese gösterdik.”

38 HDP’li Belediye’ye kayyum atandı

Son iki yılda partilerine yönelik 5 bin kişinin gözaltına alındığının altını çizen Buldan, gözaltına alınan 5 bin kişiden bin kişinin tutuklandığını kaydetti. Kayyumlardan sonra da 25 belediye eşbaşkanının tutuklandığını ve 32 belediyelerine kayyum atandığını aktaran Buldan, “Mazbata verilmeyen belediyelerle birlikte toplam 38 belediyemize kayyum atandı. Kazandığımız 65 belediyenin yarısına el konuldu. Sandıkta bizi yenemeyen iktidar gaspla belediyelerimize el koydu” dedi.

Türkiye’nin önünde önemli meselelerin olduğunu belirten Buldan, konuşmasını şu şekilde sürdürdü:

“Cezaevleri aydın ve siyasetçilerle dolu”

“Türkiye’nin yeni bir demokratik anayasaya ihtiyacı var. Yine içeride ve dışarıda bir barışa ihtiyaç var. HDP olarak bunun da mücadelesini veriyoruz. Adaletin, hukukun olmadığı bir Türkiye’de yaşıyoruz. Bir sosyal adalete ihtiyaç var. Yine kutuplaşma ve ayrışmanın sona erdirilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Bunun son bulması için elimizden geleni yapıyoruz. Ülkede basın alanına yönelik büyük bir ambargo söz konusu. Gerçekleri yazan, çizen basın cezalandırılıyor. Bu nedenle özgür bir basın oluşturmak için mücadele eden bir HDP var. Yine kadına yönelik katliamların olduğu bir ülke. HDP olarak kadınların tacize, tecavüze, katliama uğramadığı bir Türkiye için mücadelemiz var. Türkiye’nin hemen hemen bütün cezaevlerin aydın ve siyasetçilerle dolu. Görüş ve düşüncelerini ifade eden insanlar cezaevlerinde. Yine en önemli gündem olarak Kürt sorunu ve tecrit var. Bir an önce bunların da düzeltilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Parti olarak bunları gerçekleştirmek için kongreye gidiyoruz. Seçimlerle birlikte genişlemeyi düşünüyoruz. Demokratik ittifak gerçekleştirirsek iktidara da gideceğimizi biliyoruz.”

“İktidar sorunları derinleştiriyor”

Temelli, tarihsel bir eşikten geçildiğini ve böylesi bir dönemde kongreye gittiklerini anımsatarak, “Geriye baktığımızda, özellikle son beş yıla baktığımızda, bütün dünyada giderek otoriteleşen bir durum var. İktidarlar var olan sorunları daha da derinleştiriyor” dedi.

“Türkiye’de var olan bütün herkes yan yana gelebilmeli”

Ülkenin en temel sorununun demokrasi meselesi olduğunu vurgulayan Temelli, şöyle konuştu:

“Sorunların çözümünün demokratikleşmeden geçtiğini düşünüyoruz. Kongreye giderken yaptığımız çalışmalarda bunu merkeze koyduk. Bugün dönüp baktığımızda 31 Mart’ta yeni bir umudu ortaya koyduk. Kongreye giderken nasıl bir Ortadoğu, bir Türkiye hayal ediyorsak bunu başarma gayretini sarf edeceğiz. Toplumda buna göre yan yana gelmeli ve ittifaklar örülebilmeli. Türkiye’de var olan bütün herkes yan yana gelebilmeli. Bütün güçlerin yan yana gelmesinin alt yapısı oluşmuştur. Herkese çağrı yapıyoruz, bir demokrasi ittifakında buluşabiliriz. Farklılıklarımız olabilir ama bu farklılıklarımızdan güç alabiliriz. Bu anlayışımızı koruyoruz. Evet, ülkenin bir anayasaya ihtiyaç var. Bir geçiş programına ihtiyaç var. Kongremiz büyük bir buluşmaya çağrıdır. Geçmişte ve bu süreçte, yaşadığımız önemli dersler olduğunu düşünüyoruz. Alışılagelmiş bir çerçeve yerine bunu geniş bir çerçeveye yaymak istiyoruz.”