GÜNDEM KÜLTÜR SANAT

Fırat Yavuz:  Bir Direniş Mevzisi; 7. Filmamed Belgesel Film Festivali

Kayyumcu kirli devlet politikasının özellikle son iki buçuk yıldır Amed’in toplumsal ve kültürel yaşamında, gündelik alanlarda yarattığı tahribat ve kirlilik, kentte “kurşun gibi ağır” ve hüzünlü bir hava yaratmıştı.

Geçen hafta gerçekleştirilen 7. Filmamed Belgesel Festivali, bu havayı dağıtmak, şehrin hayata dair kırılan yanlarını onarmak ve kirliliği temizlemeye başlamak için var oldu bu sene.

Bir festival havasından çok, direnme-dirilme mevzisi olarak kendisini hissettirdi. Üstelik ekonomik, teknik, fiziki altyapısal olanaksızlıklar içinde…

Rojava’dan Avrupa ve Amerika’ya, Ortadoğu’dan Uzakdoğu’ya mültecilik, savaş ve direniş konulu 44 filmin yer aldığı festivale asıl damgasını vuranlar, kadınlar ve kadın filmleri oldu. Dünyanın dört bir yanındaki kadın mücadeleleri perdeye yansırken festivalin katılımcıları da daha çok kadınlardan oluştu.

Her filmin başlangıcı öncesinde, evladı açlık grevinde olan Kürt bir ananın perdeden izleyiciye seslendiği festivalde, tarihsel gerçeklik ve belgesel gerçeklik, iç içe yaşanan bir sürece dönüşmüş oldu.

Festival,İtalyan belgesel yönetmeni Benedetta Argentieri’nin “Ben Devrimim” filmiyle açıldı. Film Ortadoğu’daki üç devrimci kadının cinsiyet eşitliği ve özgürlük mücadelesini anlatıyor.  Festivale doğrudan katılamasa da, Argentieri’nin, Kürt kadınlarıyla ve festivalle dayanışma içinde olduğunu anlattığı bir destek videosu göndermesi festivaldeki sinemacılarda ve izleyicilerde büyük moral yarattı.

4 gün süren festivalde öne çıkan filmler arasında yine kadın filmleri vardı. Nejla Demirci’nin Yüzleşme filmi,  meme kanserine karşı bireysel mücadelenin gittikçe toplumsal direnişe dönüştüğü kadın hikayelerini oldukça derinlikli ve incelikli anlattı.

Cansel Karacan’ın 1970’ler Adana’sının yazlık sinemalarını ve toplumsal hayatını konu edinen Annemin Sinemaları adlı belge film, eski yıllarda sinema seyirci ilişkisine, kadınların sinemaya bakışına dair kimi zaman hüzünlü, kimi zaman mizahi veriler sundu.

İsveçli yönetmen Ann-Sophie Persson’ın “Gazin” filmi, içinde dengbêjlik aşkı ve tutkusuyla yaşayan Gazin Ana’nın ve genelde Kürt kadınının doğal devrimci kişiliklerini konu edinen bir belgeseldi.

Festivalin dikkat çeken filmleri arasında Şilili Patricio Guzmán’ın Sedef Düğme adlı filmi de vardı.

Pinochet diktatörlüğü dönemindeki Şili’nin politik kayıplarının, yaşamın kaynağı olan suyun hafızasında aranıp bulunduğu filmde Şilili muhaliflerin hikayesi iki sedef düğmeyle birbirine bağlanıyor.

Komutan Arian, Suriye’de Doğmak belgeselleri, izleyenlerin en çok merak ettiği Suriye ve Rojava hikayeleri arasındaydı.

Anlatılmayı ve izlenmeyi hak eden daha pek çok filmi barındıran 7. Filmamed Belgesel Film Festivali’nin, en çok da Kürdistanlı ve Türkiyeli sinemacıların dayanışma duygusuna büyük güç kattığını ve faşizme karşı Amed’ten bir nefes verdiğini söylemek mümkün.

Öyle ki, festival devam ederken aynı sinemacılar, Leyla Güven’e bir destek ziyaretinde bulunup moral verdiler, moral aldılar.

Festivalin hazırlık sürecine, altyapısına, işleyişine, fiziki ve teknik yeterliliğine dair elbette ciddi eksikler de vardı. Ancak içinden geçtiğimiz bu tarihsel ve politik sürecin hassasiyetlerini ve gerekliliklerini göz önünde bulunduruyor ve eleştiri hakkımı şimdilik saklı tutup önümüzdeki döneme bırakıyorum.

Dahası Kürt kültür kurumlarının kültür sanat politikasının zayıflıklarını, yetersizliklerini, bu politikanın her sanatsal alandaki ağır hasarlı sonuçlarını, uygun zamanda ve koşullarda yazmayı, tartışmayı umuyorum.

  1. Filmamed Belgesel Film Festivali’nin birleştiriciliği, halk ve sanatçılar için alternatif bir yaratım ve ifade alanı açması, “her şeyin çok güzel olacağı” günlerin habercisi gibiydi.

Festival emekçilerinin ve katılımcıların yüreğine sağlık…

Benzer Haberler

Alman istibaratından IŞİD uyarısı

nupel haber

Kongre’de ‘kapalı oturumda’ İran konuşulacak

nupel haber

Müslüm Yücel : Orhan Pamuk, İnsan Hakları ve Azınlıklar

nupel haber

Halil Dalkılıç: Çaxa we bi xêr!..

Halil Dalkılıç

Temelli: Demokrasi İttifakı ile yeni bir anayasa süreci başlatılmalıdır

nupel haber

Kayyum değiştirmişti: Uğur Kaymaz’ın ismi geri verildi

nupel haber