HDP : AKP darbeler partisi haline geldi

Kayyuma karşı 5’inci gününde düzenlenen eylemde konuşan HDP Grup Başkanvekili Saruhan Oluç, kayyum atamalarının planlı bir suç olduğunu belirterek, “Darbelere karşıyız diyerek iktidara gelmiş AKP, darbeler partisi haline gelmiştir” dedi.

Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) partisinin 3 büyükşehir belediyesine kayyum atanmasına karşı her gün Diyarbakır’da düzenlediği protesto eylemleri, 5’inci gününde devam etti. Kayyum atanarak abluka altına alınan Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi önündeki karşısındaki Lise Caddesi’nde toplanan HDP’liler ve yurttaşlar, oturma eylemi başlattı.  Sık sık “Direne direne kazanacağız” ve “Amed ya me ye” sloganları atan kitle, abluka altındaki caddeye zafer işaretleriyle gelen görevden alınan Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Selçuk Mızraklı’yı alkışlar ve zılgıtlarla karşıladı. Yurttaşlarla tek tek selamlaşan Mızraklı, Barış Anneleri Meclisi üyeleriyle kucaklaştı. Oturma eylemi sırasında Dengbêj Feleknas, kilamlar seslendirdi.
‘SUÇU PLANLADIRLAR’
Daha sonra kitle “İrademe dokunma” pankartı açarak, kitlesel basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamada konuşan HDP Grup Başkanvekili Saruhan Oluç, kayyum atamalarıyla uluslararası sözleşmeler açısından suç işlendiğini dile getirerek, “Bu suçu planladılar. 31 Mart seçimlerinden önce bu işlemeyi planladılar. Planlı suç daha büyük suçtur. En büyük suçu işlediler. Halkın iradesini gasp ettiler. Halkın alın teriyle çalışarak, ana sütü gibi helal olan oylarıyla seçtiği 3 büyükşehir belediye eşbaşkanımızı görevlerinden aldılar. Demokrasi, hukuk suçu işlediler. Bütün bunları hukuken yaptık diyorlar” dedi.
‘İÇİŞLERİ BAKANI YALAN SÖYLÜYOR’
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun açıklamalarını yalanlayan Oluç, “İçişleri Bakanı büyük bir yalan söylüyor. Hukuken değil, siyaseten yaptılar. Siyasi olarak yenemediği rakiplerini, HDP’yi ellerindeki devlet aygıtını, şiddetini kullanarak bertaraf etmeye çalışıyorlar. Aynı zamanda demokrasiye bir suçtur” diye konuştu.
‘AKP DARBELER PARTİSİ HALİNE GELDİ’
AKP’nin “Darbe karşıtı” açıklamalarını hatırlatan Oluç, “Darbelere karşıyız diyerek iktidara gelmiş AKP, ne yazık ki darbeler partisi haline gelmiştir. Üst üste darbeler yapmaktadır. İlk darbeleri 20 Temmuz OHAL ilanıyla gerçekleşmiş olan darbedir. İkinci darbeleri 4 Kasım 2016’da Eş Genel Başkanlarımızı, milletvekillerimizi siyasi bir kararla gözaltına alıp, tutukladıkları zaman demokratik siyasete yaptıkları ağır darbedir. Üçüncü darbe 19 Ağustos 3 büyükşehir belediye eşbaşkanını görevden alarak işledikleri ağır suç ve siyasi darbedir” şeklinde konuştu.
‘MEŞRU DİRENİŞTEN VAZGEÇMEYECEĞİZ’
Kayyum atamalarına karşı hukuk ve adalet mücadelelerini sürdüreceklerini kaydeden Oluç, şunları söyledi: “Anayasadan kaynaklanan Türkiye’nin imzalamış olduğu uluslararası demokratik sözleşmelerden kaynaklanan haklarımız var. Bu meşru bir direniş hakkıdır. Anayasal suç işleyenlere karşı kullanılacak bu meşru direniş hakkından halk asla vazgeçmeyecektir. Sivil itaatsizliğimizi göstereceğiz. Her gün her an göstereceğiz.”
‘HAZMEDEMİYORLAR’
AKP Genel Başkanı Erdoğan’ın 31 Mart seçim meydanlarında “Görevden alırız” tehditlerini hatırlatan Oluç, “Bu siyasi darbenin ilk işareti buydu. Açıkça itiraf etti. Nitekim halk bu tehdide boyun eğmedi. Halk iki buçuk senedir kayyumların yaptıklarını kabul etmediğini gösterdi. Siyasi iradesinin gasp edilemeyeceğini gösterdi. Sonuçta halk kendi istediğini, Kürt halkı kendi temsilcilerini seçti. İşte bunu hazmedemiyorlar. Kürt halkının kendi kendini yönetmesini, demokratik siyasette iradesine sahip çıkmasını hazmedemiyorlar. Bu nedenle bu suçu işlediler” şeklinde konuştu.
‘HİÇBİR ARKADAŞIMIZ DİZ ÇÖKMEDİ’
Dün ortaya çıkan kayyum olarak atanan Diyarbakır Valisi Hasan Basri Güzeloğlu’nun 1 Nisan’da İçişleri Bakanlığı’na yazdığı “Kayyum talebi” yazısına dikkat çeken Oluç, “O vali, utanç figürü, 1 Nisan’da daha YSK resmen seçim sonuçlarını tespit etmemişken, belediye eşbaşkanlarımız mazbatalarını almamışken, dilekçeyle kayyum atanmasını istemiş. Bu işlenmiş suçun planlı olduğunu bu belgeliyor. Bu belgeler ve örnekler, işledikleri suçun büyüklüğünü gösteriyor. Bugüne kadar boyun eğmedik, diz çökmedik, hiçbir arkadaşımız hukuksuzluklar karşısında diz çökmedi, bundan sonrada diz çökmeyeceğiz” diye belirtti.
‘BİZİMLE DAYANIŞMAYI SÜRDÜRÜN’
Türkiye’deki demokrasi güçlerine seslenen Oluç, şöyle devam etti: “Diyarbakır’dan sesleniyoruz; son 5 gündür büyük bir dayanışma gösterdiniz, bu dayanışmayı büyütün. AKP ve MHP ittifakının demokrasi ve Kürt düşmanı olduğunu her yerde konuşmaya devam edin. Demokrasi ve hukuk düşmanlarını dünyanın her yerinde teşhir etmeye devam edin. İstanbul’dan, İzmir’den, Antalya’dan, Ankara’dan, Aydın’dan bizimle yan yana yürüyen bütün kurum ve kuruluşlara, barolara, derneklere, siyasi partilere, demokratik kuruluşlara sonsuz teşekkür ediyoruz. Demokrasi mücadelesini birlikte yürüyerek, büyütebiliriz. Bizimle dayanışmanızı sürdürün.”
‘HERŞEYİ KENDİ HAKKIMIZLA ALDIK’
Daha sonra günlerdir kayyum atamalarına karşı eylemde olan Barış Anneleri Meclisi üyesi Safiye Sezgin, kısa bir konuşma yaptı. AKP’nin Kürt halkına vaatlerinin yerine getirilmediğini ifade eden Sezgin, “Biz barış elimizi uzatıyoruz, kardeşiz diyoruz, onlar kabul etmiyor. Kimse bize birşey vermedi. Herşeyi kendi hakkımızla aldık. Kayyumu kabul etmiyoruz. Belediye başkanlarının tek bir hatası, suçunu gösterin. Zülmünüz yeter! Oyumuz onurumuzdur” diye konuştu.
‘KENDİ LOKMAMI NEDEN SANA VEREYİM?’
CNN Türk canlı yayınında Kürt seçmenlere “Cahil” diyerek hakaretlerde bulunan güvenlik uzmanı Coşkun Başbuğ’a tepki gösteren Sezgin, “Ben Kürt annesiyim. Tek bir cümle Türkçe bilmiyorum. Ben varken neden başkasına oy vereyim. Ben varım. Kendi lokmamı neden sana vereyim? Kürt profesörler, yazarlar var. Kürt coğrafyasından peygamberler çıktı. Tarihe bakın. Çocukluğumdan beri aynı zulüm uygulanıyor. Kendi topraklarımızda kimseye haksızlık etmiyoruz. Barış elimizi uzatıyoruz. Bizde ne hakkın var? Anneleri yerlerde sürüklüyorsun. Allahtan korkmuyor musun?” diye sordu.
Yapılan açıklamalar ardından oturma eylemi gerçekleştirildi. Yapılan eylemin ardından grup, sloganlarla bir süre Lise Caddesi’nde yürüdükten sonra dağıldı.
/MA/