HDP: Hükümetler ‘iklim için acil durum’ ilan etmeli

NUPEL- HDP Ekolojiden Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Murat Çepni, “Hükümetler iklim için acil durum ilan etmelidir” başlıklı bir çağrı yayınladı.

20 Eylül’de “Fridays for Future / Gelecek için Cumalar” dayanışma ağının çağrısıyla düzenlenecek olan Büyük İklim Grevi’nin dikkat çekilen çağrıda şöyle denildi:

“İktidarları bir kez daha gençlerin çağrısına kulak vermeye çağırıyoruz. Hükümetler “iklim için acil durum” ilan etmelidir. Ormanlar, su varlıkları ve tarım alanları mutlak koruma altına alınmalıdır. Karbon salımına neden olan endüstriyel faaliyetler hızlıca terk edilmelidir. İnsanların ve doğanın gerçek ihtiyaçlarına göre planlı üretim yapılmalıdır. Endüstriyel tarıma son verilmelidir. HDP olarak gençlerimizin çağrısına kulak veriyoruz. İklim dostu bir gelecek için iklim dostu ekolojist bir siyaseti belediyelerimizde, yaşam alanlarımızda hayata geçirmek için üzerimize düşeni yapmaya söz veriyoruz.”

 

Ayrıca çağrıda şu ifadelere yer verildi :

“İsveçli öğrenci Greta Thunberg’in geçen yıl İsveç Parlamentosu önünde başlattığı ve her cuma devam eden iklim için okulu bırakma eylemleri Türkiye dâhil olmak üzere dünyanın dört bir yanına yayılmıştı. 16 yaşındaki Greta’nın “Geleceğimizi çalıyorsunuz” diye başlattığı iklim için okul grevi dünya çapında bir kitle hareketine dönüştü. Bu yıl düzenlenecek olan küresel iklim grevine ise yetişkinler de katılacak.

Küresel iklim değişikliğinde bilim insanları kritik artış olarak belirledikleri 1,5 derecelik sıcaklık artışında şu ana kadar 1 °C çoktan aşıldı. Mevcut politikalarla ilerlemeye devam edilirse, Birleşmiş Milletler’e bağlı Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli’nin raporuna göre 2030-2052 yılına kadar sıcaklık artışı 1,5 °C’yi geçecek. 1,5 °C yaşam açısından bir sınır, 2 °C’lik bir artışın sonuçları ise bilimsel olarak tahmin dahi edilemiyor.

Endüstri devrimiyle dünya sistemi haline gelen kapitalizm bizi bir yol ayrımına getirdi. Küresel ısınmayı 1,5 derece ile sınırlamak için acil tedbirler alınarak, karbon emisyonları sıfırlanması gerekiyor. Aksi takdirde milyonlarca insanla beraber birçok canlı türünün de yok olacağı bir gelecek bizi bekliyor. İklim krizi belirsiz bir geleceğin değil bugünün bir sorunudur. Her geçen gün milyonlarca insan içilebilir su hakkından mahrum kalmaktadır. Açlık ve yoksulluk hızla artmaktadır. Mazide kaldığını sanılan hastalıklar yeniden görülmektedir. İklim krizi, toplumdaki eşitsizlikleri ve adaletsizlikleri daha da derinleştirmektedir.

Türkiye’de de iktidar, iklim krizine rağmen, başta kömür olmak üzere her türlü madenciliğe özel teşvikler vermektedir. Kaz Dağları, Munzur, Murat Dağı, Cerattepe gibi önemli orman ve su havzaları maden şirketlerinin talanına açılıyor, Hasankeyf ve Dicle Vadisi, Salda Gölü, Burdur Gölü, Milas Kuş Cenneti, Gediz havzası gibi birçok doğal ve kültürel alanlar şirketlerin karları için yok oluşa terk edilmektedir. Kentsel dönüşüm projeleri, HES, JES projeleri, aşırı su tüketimine neden olan tarım ve hayvancılık, nükleer ve termik santral projeleri orman, su ve tarım alanları yok edilmeye devam edilmektedir.

İktidarları bir kez daha gençlerin çağrısına kulak vermeye çağırıyoruz. Hükümetler “iklim için acil durum” ilan etmelidir. Ormanlar, su varlıkları ve tarım alanları mutlak koruma altına alınmalıdır. Karbon salımına neden olan endüstriyel faaliyetler hızlıca terk edilmelidir. İnsanların ve doğanın gerçek ihtiyaçlarına göre planlı üretim yapılmalıdır. Endüstriyel tarıma son verilmelidir. HDP olarak gençlerimizin çağrısına kulak veriyoruz. İklim dostu bir gelecek için iklim dostu ekolojist bir siyaseti belediyelerimizde, yaşam alanlarımızda hayata geçirmek için üzerimize düşeni yapmaya söz veriyoruz.”