EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ GÜNDEM

Hüseyin Yıldız: İnsan üretimi

Düşünmek, değişmek, özgürleşmek, kendini bilmek, mutlu olmak, eşit olmak, analitik yol izlemek, demokrat olmak, hukuk, adalet, vicdan vb kavramlar, soyut kavramlardır.

Bu kavramlar üzerinde anlaşamadığımız gibi hayatı kolaylaştıracak bir yolda bulmuş değiliz.Yeryüzünde doğal yaşayan ve doğal gelişim sonucu varlığını koruyan neredeyse yok denecek kadar az insan yaşıyor. Bildiğim kadarıyla onlar da Amazon ormanlarının derinliklerinde yaşayan az sayıda kabile üyeleridir. Bunları saymazsak 8 milyara yakın insan eğitim sürecinden geçmiştir. Tabii ilahi, doğaüstü ‘’mükemmel“ tasarım, yaratım sahibi tanrının elçileriyle gönderdiği kitapları, ayetlerini ve onları bize ulaştıran peygamberleri de eklersek insanın gelişim süreçlerinin hangi aşamalardan geçtiğini daha rahat kavrarız.

“Zenginleşmiş“, çesitlenmiş tanrı buyruklarıyla düşünce toplamı, insanın kurtuluşunu sağlaması gerekirken maalesef kendisiyle birlikte tüm doğayı da tehdit eder boyuta gelmiş durumda.

Bu kısa girişten sonra içinde bulunduğumuz hayata biraz daha yakından bakalım.

Sosyal alandaki yabancılaşma çürüme o kadar derinleşmiş ki toplumlar;,yaratılan bu devasa ürkütücü sistem karşısında çaresiz, çözümsüz kalıyor. Mevcut insanı yönlendiren, hayatta pozisyon almasını sağlayan içgüdüsel korkuları (aç kalma, ölüm,yalnızlık) dışında somut bir yönelimleri şimdilik yok gibi.

İnsanların çok önemli bölümünün içgüdüsel özellikleri hariç diğer tüm özellikleri yapay zeka işlevi gören robotlara benzediklerini, hayattaki işlevlerinin programlanmış bir yazılım sistemine göre şekillendiğini söylemek abartılı olmaz.

Teknolojinin ilerlemesi ile aynı hızla sosyolojinin çöküşü çok net olmasına rağmen bu çelişkinin açığa çıkarılması, çözüm bulunması yerine, mevcut üst eğitim kurumları da bu gidişatın devamını sağlayan çalışmalar içindeler. İlk ve orta eğitim kurumlarından vaz geçtik, üniversitelerde bile ’analitik düşünmek’ (tüm kuramların ve kuralların reddini esas alan sınırsız düşünme yöntemi) yerine önce ezberletme, sonra ezbere biat etme üzerinde sürdürülen sakat anlayış insanı ,doğayı tehdit edecek bir boyuta ulaştı..

Dünya çapında milyonlara varan düşünce eğitim kurumları ve yüz milyonlara varan akademisiyenler, yazarlar, siyasetleçiler, felsefeciler…insanın, doğanın kurtuluşunu esas alan bir çaba içinde olsalardı bugün sosyal, siyasal, ekonomik sorunlarımızın çoktan çözülmüş olması gerekirdi.

Oysa geldiğimiz aşamada sosyal, siyasal, ekonomik sorunlarımızın çözümünden vaz geçtik, sorunlar daha da büyüyerek insanlığı tehdit etmeye devam ediyor.Son zamanlarda teknolojik gelişmenin fantastik boyutu olan ’’yapay zeka“ tartışması ve kısmen hayata geçirilen uygulamalar nasıl sonuçlanacak, bakacağız.

Yapay zeka nedir, ne işe yarar soruları sormak ve tartışmak yerine, bugün insanların kullanımına sokulduğunu görüyoruz. En kaba haliyle bilgisayar yazılım sistemi ve robotlarla somutlanan uygulama hayatımızın bir parçası olmuş durumda. Akıllı telefonlarla (Smartphone =akkılı) zaten çoktan beri hayatımızın parçası olmuş durumda.

Biz, yeni doğan çocuklarımıza bir sürü şey öğretiriz. Örneğin yemeyi, içmeyi, biberon, lazımlık, çatal, kaşık, bıçak kullanmayı, oyuncaklarla oynamayı, yürümeyi, koşmayı, konuşmayı, okumayı, yazmayı, resim yapmayı …daha bir dolu eylemi öğretiriz. Aynı zamanda onlara düşünmeyi, görmeyi, duymayı, gülmeyi, ağlamayı, kızmayı, isyan etmeyi, sevmeyi veya nefret etmeyi de öğretiriz.

Bütün bu bildiklerimiz ve öğrettiklerimiz bizim kendimizin düşünerek ,biriktirerek ve çocuklarımıza aktardığımız şeyler değil. Biz nasıl bir yazılım ve bilişim sistemine bağlıysak aynı şekilde çocuklarımıza aktarıyoruz. Eğitim süreçleriyle daha gelişkin yeni ekler ve formatlar atılarak hayat devam ediyor.

Bizi hayvanlardan ayıran en önemli özellik çevreyi algılama, kültürel birikim sağlama, aktarma, bilinçlendirme sürecinde birinci derecede etkileyici ve belirleyici faktör düşünme özelliğidir. Bu özelliği de mükemmel ezberleme de itaat etme fonkisyonları yerine getiren beyin denen organ sayesinde oluyor.

Örneğin bir Hintli ineğin kutsal bir hayvan olduğu “bilgi”sini duyumsadığı için o hayvanın kutsal bir varlık olduğu inancıyla yaşar. Buna karşılık Müslüman bir toplumda domuzun Allah tarafından lanetlenmiş bir hayvan olduğu ve onun etinin yenmesinin haram olduğunu söyler.

Oysa dünya aynı dünya , beyin de aynı beyin ama beyine kaydedilen “bilgi”ler farklı, yani aynı anatomik özelliklere sahip ama içine doldurdukları şeyler farklı olduğu için Müslüman“ın beyni ile Hintlinin beyni aynı sonuçlara varacak işleme sahip olmamakta.

Bu örnekleri o kadar çoğaltabiliriz ki her etnik,dinsel… toplumlar böyle akıl almaz ezber, dogma bilgiler ile yaşamlarını sürdürüyorlar.

Müslüman nasıl düşünürse düşünsün, ister analitik, ister sentetik, ister yaratıcı, ister pozitif düşünsün, isterse domuzla “empati” yapsın sonunda varacağı sonuç daima domuz eti yenmez olacaktır. Çünkü beyin daima kendi gri hücrelerinde kayıt altına alınan “bilgi” birikimi doğrultusunda “bilgi işlem” operasyonu yapar ve ne düşünüyorsa yine onu düşünür.

Çünkü beyin dediğimiz o muhteşem organ kelimenin tam anlamıyla “ezber”ci dir, “bilgi işlemci” dir. İneğin kutsal, domuzun da haram olduğunu öğrendiyse, ezberlediyse bunlardan asla şaşmaz ve papağanlar gibi aynı şeyleri tekrarlar durur.

Kendi kendimizi kandırmayalım, analitik düşünmek dediğimiz şey hayal ürünü bir varsayımdan, hurafeden başka bir şey değildir. İşin özü şudur: hayvanlar da, dağdaki çobanlar da, okullarda yıllarca eğittiğimiz çocuklarımız da, entelektüellerimiz de, aydınlarımız da, akademisyenlerimiz de hep aynı yöntemle, aynı sistemle yani ezbere düşünürler, konuşurlar ve yazarlar.

İnsan, bugüne kadar ürettiği tüm alet edevatları doğadaki nesnelerden, canlılardan esinlenerek, taklit ederek üretmiştir. Geldiğimiz aşamada yapay zeka adı altında taklit edilen, örnek alınan insan beynidir. Hiç kimsenin şüphesi olmasın ki yapay zekayla hayatımıza sokulan malzeme (yeni insan) hayatı kolaylaştırmayacaktır. Bugüne kadar ki boyutuyla bunu görmüş olduk…

/Nupel/

Benzer Haberler

Bir varmış, bir yokmuş: Erdoğan’a göre Kürt sorunu

nupel haber

Yeni Zelanda Irak’taki askerlerini çekiyor

nupel haber

Diyarbakır: 3 Milletvekili taburcu edildi

nupel haber

NATO’dan S-400 açıklaması : Her ülkenin kendi kararı

Türkiye ve ABD, Suriye’deki örgütler silah yardımı yapıyor

nupel haber

Sudan’da ölü sayısının 100’ü geçtiği iddia edildi

nupel haber