İlhami Işık: Salgın tırmanırken vatandaşa IBAN göndermek

İlkel Komünal dönemin sonlarına doğru adına devlet denilen organizasyon, yavaş yavaş tarih sahnesinde yerini almaya başladı.

- Reklam -

Bu süreci hızlandıran en önemli etken, görece yoksulluk zincirinin kırılması ve toplumun kısmen refaha doğru hızla ilerliyor olmasıydı.

Kısmen zenginleşen toplumun, bu zenginliği korumak için yeni bir yapılanmaya ihtiyaç duydu. Demek ki devlet yoksulluğun eseri değil, zenginliğin sonucudur.

Öyle ya, yoksulluğun devleti olmaz. Çünkü yoksul olmak için bir devlete ihtiyaç duyulmaz. Zaten devlet denilen organizasyonu idare edecek kadar artık ürün ve sermayeniz yoksa o devlet yaşayamaz.

Devlet olmanın birinci kuralı biraz zenginleşmektir. Elbette bu zenginliğin kaynağı vatandaşlardır. Çünkü devletlerin vatandaşlarının katkılarından başka gelir kaynakları yoktur. Devletin bütün sermayesi ya da parası, vatandaşın kazancından elde edilen gelirlerdir.

Tam bu noktada çağdaş devletler bu alacak verecek meselesini toplumsal mutabakatlarla belirli hukuki metinlere bağlarlar.

Adına anaysa ya da yasa denilen bu metinler, karşılıklı olarak devlet ve toplumun rollerini tanımlar. Özetle toplum canını ve parasını devlete emanet eder, devlet de bu canı ve malı korumakla kendini görevli kabul eder.

Vergiler dahil olmak üzere, vatandaş şans oyunlarının gelirlerini bile gönüllü olarak devlete bırakır. Deyim uygunsa karşılıksız olarak hibe eder.

Çağdaş devletlerde, devletin, toplumdan nasıl ve hangi araçlarla ve hangi amaçlar için para toplayabileceği açık seçik tanımlanmıştır. Bu durum öneri ya da teklif olmaktan çıkmıştır. Bu durum açık seçik yasal bir haldir.

Bu yasalara göre, devlet toplumdan keyfi olarak bir talepte bulunamaz. Durum ne olursa olsun bu keyfilik yasadışıdır. Salgın ve doğal afetler dahil. Çünkü zaten bütün bunlar önceden öngörüldüğü için, her biri hem kanunda hem de bütçe kalemlerinde belirgin olarak yazılıp ilan edilmiştir.

Devlet bağış toplayamaz. Devlet verir, onun biricik görevi budur ve sırf bu nitelikleri nedeniyle devlet, devlet olur. Olağanüstü durumlarda, olağanüstü sorunlar için kimi kurumlar devletten izin almak şartıyla bağış toplayabilirler.

Bunun ahlaki temeli dayanışmadır. Gönüllülük esasına bağlı olarak, yerel yönetimler, vakıflar, sendikalar, dernekler ve hayır kurumlarının bağış toplaması hem gelenektendir hem de makbuldür. Toplum, devlete yük olmak istemediği zamanlarda, dayanışmak amacıyla, bağış kampanyalarına başvurur.

Bu doğru ve çok sağlıklı bir insani davranıştır. Devletin görevleri arasında bağış toplamak yoktur. Bağış toplayan bir devlet, vergi toplama bahsinde ciddiyetini kaybeder. Devletin kudreti vergi toplama kapasitesinde yatar.

Buna göre devletin vatandaşa IBAN numarası göndermesi yasal değil, sadece büyük bir keyfiliktir. Hukuk dışına çıkmaktır. Devlet olma halini inkar etmektir. Vatandaş bugünler için devletine vergi verir, devletinin diğer gelir kalemlerini sorgulamaz.

Amaç böylesi durumlarda devletin yeterli akçeye sahip olmasını sağlamaktır.

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı, devlete 7 maaşını bağışlayarak bir kampanya başlatamaz. Devlet, yardıma muhtaç çaresiz bir özne değildir. Devleti, yardıma muhtaç çaresiz bir özne olarak ilan etmeden, bu bağış kampanyası hem yasallık kazanmaz hem de ahlakilik.

Şeffaf, demokratik bir devlette bu karar, devletin iflasına karar verilmeden alınamaz.  Devletin iflası ise bambaşka bir siyasi süreçtir ve durumda da yapılacak ilk iş halktan para dilenmek değildir.

Açık ki Türkiye Cumhuriyeti doğru yönetilmiyor. Bunu zaten uzun zamandır yazıp söylüyoruz, ama anlaşılan o ki biz sesimizi herkese duyuramamışız. Şimdi bunu küçücük hatta gözle görülemeyen bir canlı mikro organizma başardı.

Biri “Kral çıplak” diyecekti. Keşke bu yabancı bir virüs değil de içimizden biri yani Yerli ve Milli birileri yapabilseydi…

- Reklam -

gündem

Mayıs ayında 156 işçi hayatını kaybetti

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi, Mayıs ayı iş cinayetleri raporunu yayınladı. Paylaşılan rapora göre, Mayıs ayında en...

Kürt milletvekili Fuad Hüseyin, Irak Dışişleri Bakanı oldu

Kürt siyasetçi Fuad Hüseyin, Irak Dışişleri Bakanı oldu. Irak Parlamentosu’nda yeni kabinedeki eksik 7 bakanlık için Başbakan Mustafa Kazimi tarafından...

Cumartesi Anneleri, Buldan, Yıldırım ve Karay için adalet istedi

Cumartesi Anneleri Koronavirüs nedeniyle internet üzerinden yaptıkları 793. hafta açıklamasında 1994 yılında kaybedilen Savaş Buldan, Adnan Yıldırım ve Hacı Karay için adalet çağrısı yaptı. Buldan,...

Mayıs ayında 156 işçi hayatını kaybetti

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi, Mayıs ayı iş cinayetleri raporunu yayınladı. Paylaşılan rapora göre, Mayıs ayında en...

Kürt milletvekili Fuad Hüseyin, Irak Dışişleri Bakanı oldu

Kürt siyasetçi Fuad Hüseyin, Irak Dışişleri Bakanı oldu. Irak Parlamentosu’nda yeni kabinedeki eksik 7 bakanlık için Başbakan Mustafa Kazimi tarafından parlamentoya sunulan isimlere güvenoyu verildi. 247...

Hasip Kaplan: Dokulmazlar

İktidar parti milletvekili ve bakanlarının görüşülmeyen fezlekelerine bakınız envayı çeşittir. Mecliste çoğunluk oldukları için karar sahibidirler, onlar kendini hep dokunulmaz zannederler. Bilboard Yolsuzluğu, Ağaç Yolsuzluğu,...

Kürt kadınlarından ‘hep birlikte mücadele’ çağrısı

HDP’li Leyla Güven ve Musa Farisoğulları ile CHP’li Enis Berberoğlu’nun vekilliklerinin düşürülmesine tepkiler sürüyor. Özgür Kadın Hareketi (TJA) aktivistleri, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Kadın...

Diyarbakır’da 3 sokak karantinaya alındı

Diyarbakır’ın Bağlar ilçesinde, 7 hanede toplam 18 kişide korona virüs tespit edilmesinin ardından 3 sokak karantinaya alındı. Bağlar ilçesi 5 Nisan Mahallesinde bir kişide korona...

ilgili olabilecek haberler