Kadınlar gazeteci Ayşe Düzkan için toplandı

Kadıköy Yoğurtçu Parkı’nda 17 Mayıs 1987 tarihinde gerçekleştirilen “Dayağa Karşı Dayanışma Yürüyüşü”nün yıl dönümü dolayısıyla kadınlar bir araya geldi.
Halkların Demokratik Partisi (HDP) milletvekilleri Filiz Kerestericioğlu ile Züleyha Gülüm ve çok sayıda kadının toplandığı parkta basın açıklaması yapıldı.
Açıklamada, 110 gündür Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi’nde bulunan ve açık cezaevine sevk edilmesi gereken gazeteci Ayşe Düzkan’ın durumuna dikkat çekildi.
Kadınlar adına basın metinin Beyhan Demir okudu. Demir, Düzkan’ın tutukluluğunu hatırlatarak, “Bugün burada Özgür Gündem gazetesiyle dayanışma için bir gün nöbetçi genel yayın yönetmenliği yapan Ayşe Düzkan için toplandık; ama yargılanan, tutuklanan, özgürlüklerinden mahrum kalan gazetecileri de unutmuyoruz. Çünkü biliyoruz ki, ifade özgürlüğü ve haber alma hakkımızı savunmak aynı zamanda kendimizi savunmaktır” dedi.
KADINLARDAN DÜZKAN’A: MERHABA
32 yıl önce kadınların Yoğurtçu Parkı’nda bir başlangıç yaptığını kaydeden Demir, şöyle devam etti: “Kadınlar vardır’ dediler. O gün kurulan feminist kürsüden konuşan kadınlardan biri olan Ayşe, dosta düşmana şöyle seslenmişti; ‘Bu dünya, bizi evlerimize kapatmak üzere örgütlenmiş, biz ki bu dünyanın yarısıyız, evlerimizin duvarlarını yıkarak bu dünyayı evimiz kılacağız. Çünkü eğer bu dünyada gelecek bugünden farklı olacaksa, gelecek bizim de olacaktır, gelecek kadın olacaktır, merhaba!’ Sevgili Ayşe, bugün bizden uzaktasın, sana sesimizi duyurmak için, sesimizi sesinle birleştirmek için buradan sana hep beraber ‘Merhaba’, ‘Merhaba heval’ diyoruz. 8 Mart 1997’de dediğin gibi ‘geleceğimizi kurmak için geçmişimizi hatırlıyoruz’ ve bugünden yarına hayatımızı değiştirmek için yaptığımız niyeti tekrarlıyoruz.”
’32 YIL ÖNCE DEDİĞİMİZ GİBİ HAYIR’
Kadınların artık her yerde var olduğunu dile getiren Demir, “Ama erkek egemenler bunu istemiyor. Evde eşit hak isteyen kadınların yüzüne inen erkek tokadı, sokakta özgürleşmek isteyen kadına uzanan erkek eli, kalemi ile gerçekleri yazan kadına uzanan el aynı sebeplere sahip. Senin 8 Mart 97’de dediğin gibi: ‘Biliyoruz ki yalnızken bizi korkuturlar, sustururlar ama bir araya gelince güçlüyüz.’
Biz kadınlar bulunduğumuz her yerde, evde, sokakta, işyerinde, en çok savaşta ama aynı zamanda barışta, doğarken, doğururken, severken, ölürken, kendi adımıza ve başkalarıyla birlikte başkaldırırken, hep baskı şiddet ve sindirmeyle yüz yüzeyiz. Ama egemenlere 32 yıl önce hayır dedik bugün de hayır diyoruz” dedi.
‘KADERİMİZ ORTAK’
Düzenin, gerçeklerin peşinde olan tüm kadınlara garezi olduğunu ifade eden Demir, “Hepimizin kaderi ortak. Bizler bugün Ayşe için adalet ve özgürlük isterken Şule Çet’in katillerini, yaşamını savunduğu için cezaevinde olan Nevin’i, siyasi hayatı içerisinde kadın özgürlüğü için mücadele etmiş Sebahat’i, Gültan’ı, barış dediği için yeni cezaevine uğurladığımız Füsun’u da unutmuyoruz. Onları ve isimlerini sayamadığımız nice kadını dışarıda, burada, yanımızda istiyoruz” diye konuştu.
Demir’in ardından konuşan HDP’li vekil Kerestecoğlu da “Artık biz hukukçular olarak konuşmak istemiyoruz. Çünkü, bütün kararlar siyasi. Ayşe de  bu siyasi kararların sonucunda bugün cezaevinde” dedi.
/MA/