Karayılan: Erken seçime hazırlanıyorlar

Karayılan, aynı gece bir konsept dahilinde belediyelerin gaspı, siyasi ve askeri imha operasyonları yapıldığına dikkat çekti, “Kürt halkına karşı savaşarak erken seçime gitmek istiyorlar” dedi.

PKK Yürütme Komitesi Üyesi Murat Karayılan HDP’li üç büyükşehir belediyesine kayyum atanmasıyla başlayan yeni süreci Denge Welat radyosuna değerlendirdi.

Karayılan,’Demokrasi ve özgürlük mücadelesi, hem Kürt halkı için hem de Türkiye demokrasi güçleri için yeni bir döneme girdiğini’ belirtti ve şöyle devam etti:

”Bu dönemde sessiz kalmak vicdansızlıktır. Her Kürt, Türkiye’de demokrasi isteyen herkes, bu haksızlığa karşı sesini yükseltmelidir. Sessiz kalmak, zulme ortak olmaktır. Zulme ortak olmak da suçtur. Bu nedenle direnişe geçmelidir. Direniş de sokaklara kitlesel olarak çıkmaktır, kitleleri örgütlemektir, öncülük etmektir…”

Diyarbakır, Mardin ve Van belediyelerinin özellikle seçildiğini ve sadece ahlak, hukuk ve demokrasinin değil, aynı zamanda Kürt halkının iradesinin, şeref ve onurunun da ayaklar altına alındığını belirten Karayılan şunları söyledi:

”Bu son saldırı, HDP şahsından tüm Kürt halkınadır. Zaten görevden alınan her üç belediye eşbaşkanı da Kürt halkı içinde tanınmakta ve herkesi temsil eden konumdadırlar. Kürtler ve Kürt siyaseti içinde en makul ve muhterem olarak bilinen kişilerdir. Dolayısıyla bu eşbaşkanlar şahsında da tüm toplum hedef alınmıştır. Kürt halkının varlığına ve hakikatine saldırılmıştır.

AKP kendisini bekleyen akibeti görüyor

Faşist AKP-MHP-Ergenekon iktidarı, Türkiye içinde, dışında, dış ilişkilerinde, ekonomide, siyasette, toplumsal alanda bir kriz ve çıkmazın içinde, iflasın eşiğindedir. En son Suriye’nin içine girdiler, Hanşeyhun’da Rusya’nın onayıyla Suriye devleti onların askerlerini vurdu, burada kayıplar verdiğini duyduk. Bu kayıplarını topluma söylemiyor ve sanki sivil birileri ölmüş gibi gösteriyor. Orada da bir tıkanmayı yaşıyor. Rusya’ya güveniyordu ama şimdi Rusya da kendisine böyle bir ders verdi. Rojava’ya girmek istedi ama orada da bir tıkanmayı yaşadı. Kendisini bekleyen karanlık günlerin olduğunu görüyor ve çöküşe doğru gidiyor.

Sorunların üzerini örtmek istiyorlar

İşte bu kriz ve çöküş sürecinin üstünü örtmek için Kürt halkına savaşını, seçimlerden sonra yeniledi. Tüm sorunlarının üstünü örtmek ve faşist rejimlerini için toplumu kamplaştırarak ayrıştırmak, toplum içinde çeşitli hassasiyetler yaratmak, şovenizm dalgasını şahlandırmak istiyor. Bunu da Kürt halkını öldürerek ve Kürdistan dağlarında Türk gençlerini öldürterek sağlamaya çalışıyor.

Yeni bir saldırı konseptiyle erken seçime

Büyük ihtimalle 2020’de erken bir seçime gitmek istiyorlar. Bir hamle olarak geliştirip yarattıkları atmosfer ve gündemle herkesi uğraşır hale getirerek ilerlemeyi tasarlıyorlar. Bakınız sadece Kürdistan’daki üç büyükşehir belediyesini gasp etmediler. Aynı gece, yani 19 Temmuz gecesi 29 şehirde siyasi soykırım operasyonları yaparak 500’e yakın kişiyi gözaltına aldılar. Yine aynı gece gerillaya karşı üç ilde (Hakkari,Van ve Şırnak) operasyon yapıp adını ‘Kıran’ koydular. Soykırımı hedefleyen üç farklı planı, üç farklı alanda geliştirerek aynı gece ve aynı saatlerde uygulamaya koydular. Bu bir konsept ve plandır. Kürt halkına karşı bu temelde savaşarak erken seçime gitmek istiyorlar. Kanımca bu yaptıklarının amacı; daha çok kan dökmek, toplumsal kamplaşma ve kutuplaşmalar yaratıp kendilerini Türkiye’nin savunucusu gibi göstererek erken bir seçimle iktidarda kalmayı sağlamak ve rejimlerini kalıcılaştırmaktır.

Toplum ve muhalefet tuzağa düşmedi

Bu konseptin devreye girmesinin üzerinden iki gün (21 Ağustos itibarıyla) geçti. Türkiye toplumu ve muhalefetin, Erdoğan’ın bu tuzağına düşmediği görülüyor. Mesela Efrîn’e saldırdığı zaman 2018 seçimlerini kazanmayı tasarladı ama maalesef CHP ve diğerleri de Erdoğan’ı destekledi. Erdoğan, hepsini peşine takıp kendi gündemine mahkum etti. Muhalefetin bu sefer aynı tuzağa düşmeyip Erdoğan’ın oyununu anladığı görülüyor. Tümüyle bir karşı koyuş olmasa da en azından itirazlarını dile getirdiler. Yine Türkiye içindeki birçok kurum ve kuruluş tarafından tepki gösterildi. Kürdistan’da tüm Kürdistani partiler ortak bir biçimde tavır koyup tepki gösterdi. Bu sefer AKP ve Erdoğan’ın bu kirli savaş planının amacına ulaşmayacağına inanıyorum. Bir savaş konsepti geliştirerek Türkiye’yi istediği yere sürüklemek istiyor ama Erdoğan’ın bindiği gemi artık birçok yerden delindiği için her taraftan su almaya başladı ve batıyor.”

/ANF