Özcan : Amerika Kürt politikasını yeniden düşünmeli

Suriye Demokratik Güçleri, Suriye’yi terör örgütü IŞİD’ten kurtardı. Ancak siyasi kanadı müzakere masasına oturtulmadı.  Amerika Birleşik Devletleri bu durumla meşgul olmak yerine, bölgedeki güvenlik sorunlarını ele alan yüzeysel çözümler arıyor gibi görünüyor.

National Interest’ta, HDP ABD Temsilcisi Giran Özcan’ın imzasını taşıyan “ABD, Suriye’de kazanmak için, Kürt politikasını yeniden düşünmeli” başlıklı bir analiz yayınlandı.

Analizde, ABD’nin Kürtlere yönelik gerçek bir çözüm üretmesi ve Türkiye’ye karşı Kürtlere güvence vererek siyasi sahada yer alması gerektiği ifade ediliyor.

‘ABD’nin üç önemli hatası’

Kuzeydoğu Suriye’de (Rojava)  oluşması gündemde olan “güvenli bölge” üzerine geçen ay ABD ve Türkiye geçici bir anlaşmaya vardılar. Söz konusu anlaşma iki ülke ilişkilerinin son birkaç yılını karakterize eden bir müzakere biçimine işaret ediyor. ABD, şu an için Kürt liderliğindeki Suriye Demokratik Güçlerine (SDG) karşı tek taraflı bir Türk askeri operasyonunu durdurmuş gibi görünmüş duruyor. Fakat gelecek planının detayları belirsiz durumda.

ABD – Türkiye arasındaki güvenli bölge krizi, daha büyük bir bölgesel strateji sorununa işaret ediyor. ABD, şu ana kadar; Türkiye- DSG konusunda üç önemli hata yaptı:

  • Türkiye, Erdoğan’ın Batı karşıtı görüşlerine rağmen NATO’dan sayma,
  • Kürtleri siyasi katılım potansiyeli olmayan askeri aktörler olarak görme
  • Türkiye ve Suriye’de olanları ayırmadaki bağlantılar.  

Bu başarısız varsayımların her biri, eski bir Orta Doğu vizyonu ve ABD de dahil olmak üzere, dış güçlerin rol oynadığı rolü üzerine kuruludur. Eğer ABD, IŞİD’in kalıcı yenilgisini sağlama aşamasında kuvvetlerini Suriye’den çekmeyi istiyorsa yukarıdaki maddelerin her biri, Amerika’nın Suriye’de belirlenen hedeflerine ulaşma yeteneğini de tehdit ediyor demektir.

‘ABD, bu duruma izin vermemelidir’

Erdoğan için Türkiye’nin NATO taahhütleri artık kâğıt üzerindeki kelimelerden biraz daha fazla. Ancak Türk yetkililer, Suriye’deki imtiyazların kaldırılması konusunda uluslararası sessizliğe güveniyorlar. ABD, Türkiye’nin bu durumdan yararlanmaya devam etmesine izin vermemelidir. ABD, NATO’nun statüsünü temyiz gerekçesi olarak görmek yerine, Türkiye’yi ittifakın sahip olduğu standartlarla bir tutması gerekiyor.

Ayrıca Erdoğan’ın, Rusya’ya yakınlığından ayrılamayacağını da kabul etmeli. Güç yoğunlaşması ve kurumsallaşmış yolsuzluk, S-400 anlaşması, ülkenin bütününün çıkarlarından ziyade güçlü bir azınlığa fayda sağlayan anlaşmalar yapmasına izin veriyor.

‘ABD, Kürtleri inceledi’

Kürtleri ele almak için yeni bir siyasi yaklaşım da gerekli olacak.  ABD tarihsel olarak, savaştıkları siyasi sebeplere pek kulak asmadan, askeri bir mercek aracılığıyla Kürtleri inceledi. ABD avantajlı olduğu zamanlarda Kürtler ile çalıştı. Irak Kürdistan’ı buna örnek olarak verilebilir.

Bugün bu durumun Suriye’de tekrar ettiğini görüyoruz. Suriye Demokratik Güçleri, Suriye’yi terör örgütü IŞİD’ten kurtardı. Ancak siyasi kanadı müzakere masasına oturtulmadı.  Amerika Birleşik Devletleri bu durumla meşgul olmak yerine, bölgedeki güvenlik sorunlarını ele alan yüzeysel çözümler arıyor gibi görünüyor.

‘Kürt halkı rolleri kaçırabilir’

ABD bu bakış açısıyla devam ederse Kürt halkı, yeniden tesis edilen bir Orta Doğu’da oynayabileceği temel rolleri kaçıracak. Şu anda, dört ülkede yaşayan yaklaşık 40 milyon Kürt var.

Bu bölgesel politika için çok önemlidir: Suriye’de iki milyon, Irak’ta altı milyon, İran’da on iki milyon ve Türkiye’de yirmi milyon. ABD, bu değerleri (kadın hakları, eşitlik, özgürlük, laiklik…) bölge genelinde destekleyen Kürtlerle siyasi ilişki kurmayı taahhüt etmeli ve SDG ile başarılı bir askeri ortaklığın yeni bir stratejinin başlangıcı olarak hizmet etmesine izin vermelidir.

‘Türkiye’nin ülke içindeki, Kürt sorunu korkusu’

Suriye’deki güvenli bölge krizinin temelinde, Türkiye’nin ülke içindeki Kürt sorunuyla ilgili korkuları var. Mevcut hükümet askeri bir çözüm için ısrar ediyor. Öte yandan Suriye Kürtleri, bir Türk işgalinden endişe duyuyorlar çünkü sınırın diğer tarafındaki Kürtlere nasıl davranıldığını biliyorlar.

ABD, Kuzeydoğu Suriye’deki (Rojava) Türk-Kürt gerginliklerinin müzakere edilmesi gerektiği, daha fazla askeri eylemin zararlı olacağını ve böyle bir anlaşmaya aracılık etmede önemli bir rolü olduğunu kabul etmiştir.

Bununla birlikte, bir çözüm için gerçek bir başlangıç ​​noktasına ulaşmak için bu durumu henüz genişletemedi. ABD’nin Kuzeydoğu Suriye’de barışa katılması, Türkiye’nin de barışa katılmasını gerektiriyor.

ABD gerçek bir çözüme yönelik çalışmak istiyorsa Türkiye’ye, Kürtlerin siyasi katılımına yer açması gerektiğini açıkça belirtilmesi gerekiyor.

Kırk yıl süren savaşın ardından, Kürt halkı şikayetlerini dile getirmek için siyasi yollar izlemeye istekli değil. Bu yolları kullanılamaz ve daha fazla çatışmayı kaçınılmaz hale getiren şu andaki Türk hükümeti. ABD’nin bu durumun giderilmesine yardım etmesi ise bir gerçek.

https://nationalinterest.org/feature/win-syria-america-must-rethink-its-kurdish-policy-78726

/peyamakurd/