TTB Davası: 11 hekime ceza verildi

“Savaş Bir Halk Sağlığı Sorunudur” açıklaması yaptıkları ve barışa çağrıda bulundukları için haklarında dava açılan Türkiye Tabipler Birliği ‘nin (TTB)  2016-2018 dönemi yöneticilerinin yargılanmasına devam edildi.

Mahkeme, TBB yöneticisi 11 hekime “Halkı kin ve düşmanlığa tahrik” suçundan 20 ay hapis cezası verdi.

Karara tepki gösteren TTB Başkanı Sinan Adıyaman, “TTB savaşın bir halk sağlığı sorunu olduğunu söylemekten hiçbir zaman vazgeçmeyecektir” dedi.

Yargılanan TBB yöneticisi hekim Yaşar Ulutaş savunmasında, ‘barış ölüm yerine yaşam, zafer yerine insan demektir’ dedi ve yargılamaya tepki gösterdi.

Duruşmaya çok sayıda milletvekili ve meslek örgütü temsilcisi katıldı.

İlk duruşmada ifade veren hekimlerin, ifadelerinin tamamlanmasının hemen ardından savcı mütalaasını açıklamıştı. Hekimlerin avukatları savcının mütalaasını ifadelerden önce hazırlandığını belirterek itiraz etmişlerdi. Üçüncü duruşma sanık koltuğundaki hekimlerin mütalaaya karşı savunmaları dinlenerek başladı.

Hekimlerin yapacağı en iyi şey insanı yaşatmaktır

2016-2018 dönemi TTB Başkanı Raşit Tükel ilk ifade veren hekim oldu. Tükel yaptıkları açıklamaların bilimsel olduğunu savunarak, “Suçlamaya konu edinen açıklamalarımız suç teşkil etmemektedir beraatimizi talep ediyorum” dedi.

Savcının mütalaasını önceden hazırladığını belirten ve buna tepki gösteren Mustafa Tamer Gören, “Biz hekimlerin insana yapacağı en iyi şey onu yaşatmaktır. Savaş insanların toplu olarak ölümüne neden olan bir felakettir. Biz hekimler insanın fiziksel ve ruhsal açıdan tam iyilik hali içerisinde olması için uğraşırız. Etik kurallarımızın başında önce zarar vermemek kuralı gelir” dedi ve beraatini talep etti.

Kabahat olabilir mi?

Funda Barlık Obuz ise ifadesinde, “Biz hekimler sağlıklı yaşam koşullarını bozan her şeye karşı çıkarız. Bana ve arkadaşlarıma yöneltilen suçlamaları kabul etmiyor beraatimi talep ediyorum” diye konuştu.

Savcılık mütalaasını kabul etmediğini belirterek sözlerine başlayan Şeyhmuz Gökalp şunları belirtti: “Açıklamalarımızın özü kimseye ayırmadan herkese sağlık hakkıdır. Bu tutum hekimlik etiğinin ve anayasanın bize verdiği yetkidir. Öznesi fark etmeksizin tüm silahlı çatışmaları olumsuz sağlık koşullarını eleştirmek ve bunu kamuoyuna açıklamak suç olabilir mi? Barış ortamını koruyarak daha kazançlı olacağımızı düşünmek kabahat olabilir mi?”

Gökalp de sözlerinin ardından beraatini talep etti.

Barış ölüm yerine yaşam demektir

Hande Arpat ise, “Savaşların hepsine karşıyım. Dünyadaki tüm terör örgütlerine karşıyım. Suçlamaların tamamını reddediliyorum beraatimi talep ediyorum” dedi.

Yaşar Ulutaş ifadesinde, “Görüş ayrılıkları ne kadar farklı olursa olsun evrensel ilkeler ve adalet penceresinden bakmak gerekiyor. Adalet toplumların düzen içerisinde yaşaması için vazgeçilmezdir. Bizlere istinat edilen suçları işlemediğimizi beyan edip beraatimizi talep ediyorum” ifadelerini kullandı.

Diğer konsey üyelerinin ifadelerine katıldığını belirten Selma Güngör, “Yaşanan süreci anlatan açıklamalarımızda amacınız insanları barışa çağırmak barışa ikna etmektir.

Barış ölüm yerine yaşam zafer yerine insan demektir. Dava konusu olan açıklamalar mesleğimizin bize sunduğu yaşam için yapılmıştır. Barışı savunduk” şeklinde konuştu.

Savaşta başta kadınlar ve çocuklar etkileniyor

Açıklamayla kimsenin propagandasını yapmadık diyen Sinan Adıyaman, “TTB kimseden talimat almaz almamıştır. Savunduğu değerlerle örtüşen insanlarla hareket eder. Biz ne birileri istedi diye bir şey yaparız ne de birileri istedi diye söyleyeceklerimizi söylemeyiz. Beraatimizi istiyorum” dedi.Savaşın engellenebileceğini belirten Bülent Nazım Yılmaz, şunları söyledi:

“Savaşlarda başta bebekler, çocuklar ve kadınlar olumsuz etkilenmektedirler. Hastalanmakta ölmektedirler. Savaş insanların temiz suya ulaşmalarını zorlaştırır, beslenme bozuklukları artar. Savaş yaşanan ülkelerde sağlık sistemi bozulur, düzenli sağlık hizmeti sunulamaz. Savaş engellendiğinde bu felaketler de engellenebilir. Savaş insan eliyle ortaya çıkan ve engellenebilir halk sağlığı sorunudur. Sorun ortaya çıkmadan engelleyebilmek hem aklın hem bilimsel bilginin hem de insan olmamızın gereğidir.”

Hekimlerinin ifadelerinin ardından avukatların savunmalarına geçildi. Savunmaların sona ermesinden sonra mahkeme heyeti ara verdi.

Verilen aranın ardından tekrar kürsüye gelen heyet, TBB yöneticisi hekimlere, “Halkı kin ve düşmanlığa tahrik” suçundan ikişer kez 10 ay hapis cezası verdi.

Mahkeme ayrıca Hande Arpat’a sosyal medya paylaşımlarıyla “terör örgütü propagandası” yaptığı gerekçesiyle 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası verdi.

Şeyhmus Gökalp ise “terör örgütü propagandası” suçundan beraat etti.

Savaş bir halk sağlığı sorunudur demeye devam edeceğiz

Hekimler hükmün açıklanmasının geri bırakılması talebini reddetmişlerdi. Hekimlerin cezaları ertelenmedi. Adliye önünde açıklama yapan TTB Başkanı Sinan Adıyaman, karara tepki gösterdi.

“Biz tıp etiğinin bize öğrettiği şeyi uyguladık” diyen Adıyaman, “Savaşın bir halk sağlığı sorunu olduğunu söyledik. Bunu üç duruşmada da yaptığımız savunmalarda ortada bir suç olmadığını söyledik. Bizim yaşam hakkı için çalıştığımızı anlattık” dedi.
Cezaya itiraz edeceklerini söyleyen Adıyaman, “Mahkemeden ceza çıktı biz bunu kabul etmiyoruz. Biz bunu iptal ettirmek için elimizden geleni yapacağız. Sonuna kadar mücadele edeceğiz. TTB savaşın bir halk sağlığı sorunu olduğunu söylemekten hiçbir zaman vazgeçmeyecektir” diye konuştu.

/duvar/