Tartışmalı NATO Zirvesi’nden geriye kalanlar

NATO’nun 70.Yıldönümü Zirvesi, “beyin ölümü”, “iki yüzlü” gibi liderlerin kullandığı ifadelerin gölgesinde başlasa da genel kanı liderlerin zirvede “çarpışmayı” engellediği yönünde.

VOA Türkçe’nin derlediği habere göre yetkililer görüş ayrılıkları ve zaman zaman yükselen gerilime rağmen zirvenin başarılı geçtiği görüşünde birleşiyor.

Geçtiğimiz yıl Temmuz ayında yapılan NATO zirvesinde Başkan Trump Avrupalı müttefiklere yüklenmiş hatta ABD’yi NATO’dan çekme tehdidinde bulunmuştu.

Böyle bir ortamda yapılan zirveden bir yıl sonra liderler bu kez Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un NATO ile ilgili yaptığı “beyin ölümü gerçekleşmiştir” açıklamasının gölgesinde toplandı.

Macron’un bu sözlerinin ardından gergin bir havada başlayan zirvenin ilk gününe de ABD Başkanı Donald Trump ve Macron arasında Türkiye, NATO ve IŞİD ile mücadele konusunda yaşanan görüş ayrılıkları damga vurdu.

Daha önce NATO’nun günümüz koşullarında geçerli bir ittifak olup olmadığını sorguyan Trump ise bu yılki zirvede ittifakı savundu, Avrupa’nın yeni lideri rolüne soyunduğu görüşlerinin odağındaki Macron’un açıklamalarını “çok çok çirkin” sözleriyle eleştirdi. NATO’nun herkesin sürece dahil olması ve üzerine düşeni yapması halinde işlevini yerine getiren esnek bir ittifak olduğunu söyledi.

İkinci günde liderler üç saat süren toplantının ardından ortak zeminde buluşabildikleri konularda uzlaşma sağlandığını açıkladı, görüş ayrılıkları olsa da zirvenin olumlu yanlarını öne çıkardı. Zirvede NATO’nun YPG’yi terör örgütü olarak nitelemesini isteyen Türkiye’nin bu talep yerine gelmemesine karşın Baltık ülkeleri ve Polonya için güncellenen savunma planı konusunda veto yetkisini kullanmaması, Rusya’nın ve Çin’in yükselişinin ortak bir tehdit olarak nitelendiğini vurgulayan yetkililer zirvenin bu açıdan başarılı geçtiği kanısında.

Türkiye’nin YPG talebi ve veto tartışması

Türkiye ”NATO’nun YPG’yi terör örgütü olarak nitelememesi halinde Baltık ülkeleri ve Polonya’yı kapsayan savunma planını bloke etme” tehdidinde bulunmuş, NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg Türkiye ile uzlaşmanın bir yolunu aradıklarını söylemişti.

Zirvenin kapanışında açıklama yapan Jens Stoltenberg, Türkiye’nin Baltık ülkeleri savunma planında veto hakkını kullanmadığını ve liderlerin bu konuda uzlaştıklarını söyledi.

NATO’nun YPG’yi nasıl nitelemesi gerektiği konusunun zirvede görüşülmediğini belirtti.

Savunma planının kapsadığı Baltık ülkelerinden Litvanya’nın Cumhurbaşkanı Türkiye’nin veto hakkını kullanmamak için bir talepte bulunmadığını söyledi, “Gösterdiği dayanışma için Cumhurbaşkanı Erdoğan’a herkes teşekkür etti” dedi.

Fransa Cumhurbaşkanı Macron da zirvenin ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. Terörün tanımı konusunda Türkiye ile ortak bir noktada buluşamadıklarını belirten Fransız lider YPG’nin terör örgütü ilan edilmesi konusunda Ankara ile aynı görüşte olmadıklarını vurguladı. PKK konusunda ise hassas olduklarını, bu konuda bir çelişki olmadığının da altını çizdi.

Macron, Suriye ve Libya konusunda yapılan görüşmeler sonucunda Erdoğan’ın NATO’da sürecin tıkanmasının doğru bir politika olmadığını anladığını söyledi. Türkiye’nin IŞİD’le mücadelenin öncelikli olduğunu söylemesinin bir ilerleme olduğunu ifade etti.

Türkiye ile S-400 sorunu

Fransa Cumhurbaşkanı Macron bu konunun Türkiye ile açıklığa kavuşturulması gerektiğini söylemiş, Türkiye’nin NATO üyeliğini “Türkiye nasım hem NATO üyesi olup hem de S-400 alabiliyor? Bu teknik olarak mümkün değil” sözleriyle sorgulamıştı.

Başkan Trump’la birlikte gazetecilerin sorularını yanıtlarken basın toplantısına dönüşen açıklamada Macron sert konuşmuş, Trump ise Türkiye’nin Obama döneminde Patriot almak istediğini ama alamadığını bir kez daha gündeme getirerek Türkiye’nin tezlerine destek verecek şekilde konuşmuştu.

NATO’da müttefikler S-400 konusunda duruşlarını muhafaza etti. NATO Genel Sekreteri zirve kapanışında yaptığı açıklamada S-400’lerin NATO’ye entegre olamayacağını bir kez daha vurguladı. Macron da S-400 konusunun teknik olarak çözümü kolay bir konu olduğunu söyledi ancak o da sistemin NATO’ya entegre olmayacağının altını çizdi.

Trump-Erdoğan görüşmesi

Başlangıçta iki liderin NATO zirvesi kapsamında 13 Kasım’da Beyaz Saray’daki görüşmenin ardından bir daha ayrı bir ikili görüşmede bir araya gelmesi planlanmamıştı. Ancak zirvede iki lider kısa süre de olsa görüştü.

Beyaz Saray Sözcüsü Hogan Gidley “Türkiye’nin NATO’daki taahhütlerini yerine getirmesinin önemini, ticaret hacmini 100 milyar dolara çıkararak ticari ilişkilerin güçlendirilmesi, bölgesel güvenlik sorunları ve enerji güvenliğini görüştüler” açıklamasını yaparken Cumhurbaşkanlığı İletişim Dairesi Başkanı Fahrettin Altun görüşme konusunda paylaştığı Twitter mesajında “Cumhurbaşkanımız, ABD Başkanı ile NATO zirvesi marjında son derece verimli bir görüşme gerçekleştirdi” dedi.

Başkan Trump zirvede yaptığı açıklamalarda sık sık Cumhurbaşkanı Erdoğan’a arka çıktı. Türkiye’nin IŞİD lideri Ebu Bekir El Bağdadi’nin öldürüldüğü operasyonda Türkiye’nin çok yardımcı olduğunu belirtti, “Türkiye’yi seviyorum, Cumhurbaşkanı Erdoğan’la iyi anlaşıyoruz. O NATO’nun çok iyi bir üyesi ya da öyle olacak” ifadelerini kullandı.

Almanya Başbakanı Angela Merkel’le yaptığı görüşmenin ardından da ”Erdoğan’la her şeyi tartıştık, Suriye’yi konuştuk, Kürtler’i konuştuk” diyerek sınır bölgesinde her şeyin yolunda gittiğini hatırlattı, “Türkiye’yi bu konuda takdir ediyorum” dedi.

Liderlerin Trump dedikodusu

Trump-Macron ve Trump-Trudeau ikililerinin basın toplantısına dönüşen açıklamalarıyla geçen ilk günün sonuna Buckingham Sarayı’nda düzenlenen resepsiyona sosyal medyadan yapılan bir görüntü damgasını vurdu. NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, İngiltere Başbakanı Boris Johnson, Kanada Başbakanı Justin Trudeau ve Hollanda Başbakanı Mark Rutte bir araya gelmiş, ayak üstü isim vermeden Başkan Trump’la ilgili konuşuyordu.

Görüşmenin içeriği kelime kelimesine anlaşılmasa da liderlerin Trump’la uzun süren basın açıklamaları ve Trump’ın tüm ekibini şaşırtan bir olaydan söz edildiği anlaşılıyordu. Dört lidere zirveye damga vuran o görüntüler soruldu. İngiltere Başbakanı net yanıt vermedi, “Neden bahsedildiğini anlamadım” dedi. Kanada Başbakanı Trudeau ise bir anlamda içeriği doğrulayarak “Herkesi şaşırtan şeyin Trump’ın bir sonraki G-7’nin Camp David’de yapılacağını açıklaması olduğunu anlatıyordum” dedi.

Başkan Trump, kendisiyle ilgili konuşurken kameralara yakalanan liderlerin sorulması üzerine, Kanada Başbakanı için “iki yüzlü” ifadesini kullandı. “Büyük ihtimalle Kanada’nın NATO bütçesine katkı payını arttırmasını istediğim için bozuldu” dedi. Trump zirvenin ardından düzenlemeyi planladığı basın toplantısını “İki gündür yeterince basın toplantısı yaptık” diyerek iptal edip hakkındaki azil soruşturması sürecinin hareketlendiği Washington’a döndü.

Rusya ve Çin tehdidi

NATO zirvesinin ardından yayınlanan ortak deklarasyonda Rusya’nın saldırgan adımlarının Avrupa-Atlantik güvenliğine yönelik bir tehdit olduğu vurgulandı. Moskova’nın Kırım’ı ilhak etmesinin ardından, Rusya’dan gelebilecek olası saldırı tehditlerine karşı Baltık ülkeleri ve Polonya’ya koruma şemsiyesi sağlayacak olan savunma planı konusunda liderlerin uzlaşma sağlaması da bu açıdan bir başarı olarak değerlendirildi.

NATO zirvesinde liderler, Çin’in yükselişi ve onun getirdiği tehditleri ilk kez kapsamlı bir şekilde ele aldı. 5G mobil şebekeler dahil olmak üzere iletişim güvenliğini sağlamak üzere anlaşmaya varılması dahil önemli kararlar alındı.

NATO’nun savunma bütçesi

ABD Başkanı Trump müttefik ülkeleri NATO’nun savunma bütçesine yeterince katkı yapmadıkları gerekçesiyle uzun süredir eleştiriyordu.
Zirvede Avrupa, Türkiye ve Kanada 2024 yılına kadar savunma bütçesi için 400 milyar dolar daha katkı vaadinde bulundu.

Trump’ın bu konudaki eleştirilerinden sık sık nasibini alan Almanya da 2031 yılına kadar Gayrisafi Yurtiçi Hasılasının yüzde 2’sini savunma bütçesine ayırmayı taahhüt etti.

NATO’nun geleceği ve reform

Rusya kaynaklı tehdit ve bir yandan da Moskova ile diyalog ve ortaklık ihtiyacının yanı sıra Çin’e yönelik tehdit algısı ve Orta Doğu’daki gelişmelerin ışığında, 70 yıl önce Sovyetler Birliği’ne karşı kurulan NATO’nun günümüz koşullarına uyum sağlaması gerektiği zirvede gündemdeki konulardan biriydi.

Fransa ve Almanya NATO’nun misyonun stratejik açıdan gözden geçirilmesi için bir “akil insanlar” grubu oluşturulması önerisinde bulunmuştu. Liderler zirvede ittifakın gelecekte kendisini nasıl konumlandıracağının belirlenmesinin amaçlandığı bu öneriye destek verdi.

Reuters’a konuşan üst düzey bir NATO yetkilisine göre, fikir biraz muğlak olsa da NATO Genel Sekreteri zirvenin üzerinden gerilimi bir miktar almak adına öneriye sıcak baktı.

Liderler ortak deklarasyonda değişen stratejik ortamı göz önünde bulundurduklarını ifade etti. Genel Sekreter’in önümüzdeki Nisan ayında NATO’nun geleceğine yönelik planlar konusunda bildirimde bulunması konusunda uzlaşma sağlandı.

“Beyin ölümü yorumu NATO için bir yol açtı”

Fransa Cumhurbaşkanı Macron da “beyin ölümü” açıklamasını zirvede “Pek çok kişiyi kızdırmış olabilirim ama dediklerimin arkasındayım. Bir tartışma başlattı” sözleriyle savundu. Fransız lider zirvenin ardından düzenlediği basın toplantısında zirveden elde edilen sonucun yaptığı yorumların ne kadar fayda sağladığını gösterdiğini söyledi, kendisini buz tutmuş denizin üzerinde buzları kırarak ilerleyen bir gemiye benzetti, “Geride kırık buz bırakır ama bir yol da açar” dedi.

Macron’un bir danışmanı da “Yaptığı yorum faydalı oldu. Bu tartışmayı başlatmamış olsaydı liderler uluslararası anlamda zorlu bir dönemden geçmemize rağmen buraya gelip Kraliçe ile kadeh kaldırıp döneceklerdi” ifadelerini kullandı.

“Trump bu kez oyun bozucudan çok takım oyuncusu gibiydi”

Diplomatlar, NATO zirvesinde elde edilen görece başarılı sonucu kısmen Başkan Trump’ın daha yumuşak bir tavır sergilemesine bağladı. Trump’ın Kanada Başbakanı için kullandığı “iki yüzlü” ifadesi dışında ABD Başkanı’nın genel olarak daha uzlaşmacı bir ton benimsediği görüşü dile getirildi. Reuters’a konuşan Avrupalı bir diplomat “Çok yumuşak bir Trump gördük. Oyun bozucudan çok bir takım oyuncusu gibiydi” değerlendirmesini yaptı.

Bir başka diplomat da hakkındaki azil soruşturmasıyla iç siyasette zorlu günler geçiren ve 2020 seçimlerine hazırlanan Trump için “İç siyaset seçim kampanyası bağlamında uluslararası çatışma başlatmak çıkarına olur mu? Bunun fayda sağlayacağını sanmıyorum” ifadelerini kullandı.

Almanya Başbakanı Merkel de Trump’la yaptığı görüşmede geçen yıla kıyasla daha olumlu konuştu. Alman lider “Daha stratejik sorulara ayıracak zamanımız oldu. Farklı coğrafi koşullara ilişkin ortak bir anlayışın gelişmeye başladığı izlenimi edindim” dedi.